Bu kolye ucu, İsveç’te bir Viking Çağı tümülüsünde keşfedildi ve bir kadın şaman tarafından kullanılmış olabilir.
Keşfedilen en gösterişli Paleolitik mezarlardan birinin sahibi, insanlık tarihinin en acı verici ölümlerinden birini yaşamış olabilir.
İskoçya’da bulunan 3.300 yıllık kremasyon mezarlar, insanların bilinmeyen yıkıcı bir olayda ölmüş olabileceğini düşündürüyor.
İber kültüründe ev içine gömülen bebekler, ritüel uygulamalar nedeniyle değil, doğum sırasındaki komplikasyonlar gibi doğal nedenlerle ölmüş.
Antik Romalılar, bir ölüyü gömmeden önce sıvı alçı macunu hazırlayıp ölünün üzerine parmaklarını kullanarak sürüyordu.
Ukrayna'daki bazı insanlar, son buzul çağını mamut kemiklerinden ve dişlerinden yapılmış barınaklar inşa ederek atlattılar.
17.000 yıldan daha eski olduğu düşünülen Lascaux Mağarası resimleri, insanlık tarihinin ilk sanat galerilerinden biri olarak anılıyor.
Polonya’daki Lednica Gölü’nde dört adet Orta Çağ mızrak ucu bulundu ve bunlardan birinin bir soyluya ya da bir prense ait olabilir.
Ölümden sonra bedenin başına gelecekler, bazen defin sırasındaki tercihlerle hiç beklenmedik bir yöne evrilebilir.
Pompeii'nin yok oluşunun görgü tanığı Genç Plinius adındaki bu Romalı senatör, tarihin en etkileyici mektuplarından bazılarını kaleme aldı.
İngiltere’de bir sahile gizemli biçimde yüzlerce eski deri ayakkabı vurdu. Peki bu ayakkabıların arkasında 19. yüzyıla ait bir batık mı var?
İsviçre’deki bir bataklıkta, Keltlere ait iki nadir altın sikke keşfedildi ve bunların tanrılara sunulmuş birer adak olması mümkün.
Uzmanlaşılmış çanak çömlek üretimi, 4.000 yıl önce El Argar toplumunun karmaşık örgütlenmesini ortaya koyuyor.
Bir Ortaçağ İspanyol şövalyesine ait aşırı uzun kafatası, arkasında yatan nadir bir genetik duruma işaret ediyor.
2.400 yıllık bir teknede keşfedilen parmak izi, İskandinavya'daki bu Demir Çağı akıncılarına dair bilinmeyenleri ortaya koyuyor.