Moğolistan’da, iki farklı Tunç Çağı çoban topluluğu, yaklaşık 500 yıl boyunca genetik olarak karışmadan yan yana yaşamış.
Ünlü iki tarihöncesi bireyin, çeşitli kanserlerle ilişkilendirilen bir insan papillomavirüsüyle enfekte olmuş olma ihtimali yüksek.
Sulawesi’deki derin mağara kazıları, soyu tükenmiş insanlarla bizim aynı zamanda aynı bölgede yaşadığımızı gösterebilir.
Yerli Yakut mumyaları üzerinde yapılan yeni bir DNA analizi, 17. yüzyıldaki Rus istilasına karşı direnişi ortaya koyuyor.
Eski bir Çin kentindeki kafatası çukurunda bulunan erkek insan başları, cinsiyete özgü kurban ritüellerine işaret ediyor.
Arkaim yerleşiminden 4.000 yıllık bir koyun kemiğinde Yersinia pestis DNA’sı bulunması, Tunç Çağı vebasının nasıl yayıldığını gösteriyor.
Yeni çalışma, Afrika’dan 1,8 milyon yıl önce ayrılan ilk insanların tek bir tür değil, en az iki farklı insan türü olabileceğini gösteriyor.
“Ejderha Adam” ve “İri Kafalı Adam” olarak bilinen soy ağacımızın iki farklı türünden kalıntılar, 150.000 yıl önce Çin’de birlikte yaşıyordu.
Kazakistan'da Türk tarihi için heyecan verici bir keşif yapıldı ve Erken Oğuzlara ait "Kültöbe Yazıtı" gün yüzüne çıkarıldı.
Avrasya'da bulunan en eski kafatasları, Homo erectus'tan ziyade Lucy'nin türü olan Australopithecus ile bazı benzer özellikler taşıyor.
17. yüzyıl, özellikle Avrupa’da ama Asya’nın önemli kısımlarında da görülen yaygın çatışma ve istikrarsızlık dönemiydi.
Evcil kedilerin gelmesinden 3.500 yıldan uzun bir süre önce, insanlar Çin'deki yerleşim yerlerinde leopar kedileriyle birlikte yaşıyordu.
Çin ve Güneydoğu Asya'da binlerce yıl önce "asılı tabutlara" gömülen insanların kimliği, yeni bir DNA araştırmasıyla nihayet belirlendi.
Yağış miktarındaki azalma, “hobbit” lakaplı arkaik insan türü Homo floresiensis’in yok oluşunda kayda değer bir rol oynamış olabilir.
Rusya’da ortaya çıkarılan göçebe kültürüne ait 2.400 yıllık kurban kompleksi, türünün şimdiye kadarki en zengin örneği.