Avrasya'da bulunan en eski kafatasları, Homo erectus'tan ziyade Lucy'nin türü olan Australopithecus ile bazı benzer özellikler taşıyor.
17. yüzyıl, özellikle Avrupa’da ama Asya’nın önemli kısımlarında da görülen yaygın çatışma ve istikrarsızlık dönemiydi.
Evcil kedilerin gelmesinden 3.500 yıldan uzun bir süre önce, insanlar Çin'deki yerleşim yerlerinde leopar kedileriyle birlikte yaşıyordu.
Çin ve Güneydoğu Asya'da binlerce yıl önce "asılı tabutlara" gömülen insanların kimliği, yeni bir DNA araştırmasıyla nihayet belirlendi.
Yağış miktarındaki azalma, “hobbit” lakaplı arkaik insan türü Homo floresiensis’in yok oluşunda kayda değer bir rol oynamış olabilir.
Rusya’da ortaya çıkarılan göçebe kültürüne ait 2.400 yıllık kurban kompleksi, türünün şimdiye kadarki en zengin örneği.
Modern köpek ırklarının çoğu, köpeklerin evcilleştirilmesinden çok sonra gerçekleşen dönemlerden kalma küçük miktarlarda kurt DNA'sı taşıyor.
Yeni arkeolojik kanıtlar, antik dünyadaki engelli bireylere dair köklü mitlerin yeniden yazılmasına yardımcı oluyor.
Nükleer DNA kanıtları, bugün “modern evcil kedi” olarak bildiğimiz türün Avrupa’ya Neolitik dönemde getirildiği görüşüne meydan okuyor.
Yeni bir araştırmaya göre, uzun süreli kuraklıklar, dünyanın en eski uygarlıklarından biri olan İndus Vadisi Uygarlığı’nın çöküşüne yol açtı.
Bugün zeytinyağının hastalıklara karşı koruduğu kabul edilse de, tıbbi ve kutsal özelliklerine dair inançlar binlerce yıl öncesine dayanıyor.
Kırgızistan’daki göl altında keşfedilen batık bir şehir, depremle sulara gömülene kadar Orta Çağ’da İpek Yolu’nun gözde durağıydı.
Köpekler en az 20.000 yıldır Avrasya’daki insan topluluklarının bir parçası ve pek çok toplumsal ile kültürel çalkantıda bize eşlik etti.
Kazakistan’da ortaya çıkarılan gelişmiş bir Tunç Çağı kenti, bozkır toplumlarına dair bakış açımızı değiştiriyor.
Arkeolojik çalışmalar, evcil köpeklerin bugün onları karakterize eden dikkat çekici çeşitliliğin ilk ne zaman ortaya çıktığını gösterdi.