Şili’de bulunan 1.100 yıllık bir mumyanın, turkuaz madeni çöktüğünde aldığı ağır yaralanmalar nedeniyle öldüğü ortaya çıktı.
Meksika’da keşfedilen 1.400 yıllık Zapotek mezarında, ölümü simgeleyen dev bir baykuş tasviri ortaya çıkarıldı.
Aztek kralı Moctezuma’nın, başkent Tenochtitlan’da kendine özel bir "hayvanat bahçesi" vardı ve bu hayvanlar sadece sergilemek için değildi.
Şehirlerde yaşayan rakunlar, kırsaldaki akrabalarından daha kısa burunlarıyla erken evcilleşmenin işaretlerini gösteriyor.
Brezilya'da bulunan 5.000 yıllık kanıtlar, balina avcılığının tahmin edilenden çok daha önce başladığını gösteriyor.
Peru'dan yüzyıllar öncesine ait kesik baş, ağır doğumsal kusura rağmen bu kişinin yetişkinliğe kadar yaşadığını ortaya koydu.
Maya uygarlığının çöküşü, iklimsel felaketten çok, domino etkisi yaratan karmaşık sistemik bağımlılıktan kaynaklanmış olabilir.
Yaklaşık 7.000 yıl önce Chinchorro halkının mumyalama geleneği, yas sürecini hafifletmek için bir terapi olarak başlamış olabilir.
Arkeologlar, İspanyol öncesi bir Mezo-Amerika alanında, 1.400 yıllık sıra dışı derecede düz tepeli bir insan kafatası keşfetti.
Monopoly'den yüzyıllar önce, Mezo-Amerika'da oyuncuların rakipleriyle yarışırken mahsul ve servet üzerine bahis oynadıkları Patolli vardı.
ABD-Meksika sınırındaki Pecos Nehri'nde kozmosu tasvir eden yerli ressamlar, toplam 175 nesil aynı kuralları izlemiş.
Atacama Çölü’nde bulunan binlerce yıllık mumyaların küçük beyinlerinin nedeni, yetersiz beslenme ve düşük yaşam standardı olabilir.
Yüksek rakımlı kentsel merkezlerde yaşayan Chachapoya halkı, yüzyıllar boyunca İnka İmparatorluğu’nun işgaline direnmişti.
Türünün ayakta kalan tek örneği olan üç duvarlı bu İnka binası, sesi ve müziği yükseltmek için tasarlanmış olabilir.
Uzaylı teorilerini bir kenara bırakırsak, Peru'daki yılan gibi kıvrılan binlerce oyuğun çok daha gerçekçi bir açıklaması var.