Atina’daki Parthenon’un Çatı Katında Milyonlarca Sikke Saklanıyordu

Yeni bir araştırmaya göre, dünyanın en ünlü yapılarından olan Atina’daki Parthenon Tapınağı’nın çatı katında milyonlarca gümüş sikke muhafaza ediliyordu.

Parthenon’un çatı katı artık yok, ve sikkeler de antik zamanda harcanıp gitmiş olmalı. Araştırmacılar, çatı katının boyutunu hesaplayıp, antik kaynaklardan sikkelerin meblağını tahmin ederek ve yıllar önce yapılmış arkeolojik çalışmaları tekrar inceleyerek bu keşfi yaptı.

Parthenon’un inşa edildiği MÖ 5. yüzyılda, Atina zengin bir şehir devletti. Atinalılar bu dönemde şahane yapılar inşa etti, ve rakipleri olan Sparta’yla yıkıcı savaşlara girdi. Atinalıların büyük nakit rezervi, bu ve benzer girişimlere para sağlamış olmalıydı.

Araştırmacılar uzun zaman önce yok olmuş çatı katının boyunun 50 metre, eninin 19 metre ve en ortasında yüksekliğinin 3 metre olacağını hesaplıyor. Sikke rezervi büyük ihtimalle Parthenon’un tanrıça Athena’ya adandığı MÖ 434 yılında buraya konuldu

Antik Atina’nın Zenginliği 

MÖ 5. yüzyılda Atina, Yunanistan’daki en zengin ve en güçlü şehir-devletlerden biriydi. Büyük bir donanması olan şehir, diğer Yunan şehirlerinden askeri koruma karşılığında haraç alıyorlardı. Antik yazarlar engin sikke rezervinin Akropolis’te tutulduğunu söylese de, tam yerini belirtmiyor.

Örneğin, MÖ 433’e tarihli bir emir “3,000 talent”in himaye amacıyla Akropolis’e nakledilmesinden bahsediyor. Araştırmacılar bunun çok büyük bir meblağ olduğunu belirtiyor. Atina’da bu zamanda basılan en büyük değere sahip sikke bir gümüş tetradrahmi’ydi, ve ancak 1,500 tetradrahmi 1 talent ediyordu. Buna göre emirde bahsedilen “3,000 talent” 4.5 milyon tetradrahmi’ye denk geliyor. 4,5 milyon sikke yaklaşık 78 ton ağırlığında oluyor.

Antik yazarlar bazen Atina’da bulunan sikkelerin 10,000 talent’e kadar ulaştığını belirtiyor, bu da yaklaşık 260 ton ağırlığında sikke demek olurdu.

Araştırmacılar bu noktada, Atina’nın bazı sikkeleri altından basmış olabileceğini de ekliyor. Altın, gümüşten yaklaşık 14 kat daha fazla değerliydi, yani bir talent’i oluşturmak için daha az sikke gerekiyordu. Altın sikkeler olması durumunda Atina’daki sikkelerin miktarı, ve rezervin toplam ağırlığı kısmen daha az  olabilir.

Araştırmacılardan Spencer Pope, LiveScience’a yaptığı açıklamada “Atina’da altın sikke basımı asgari düzeydeydi, çünkü Atina yerel olarak gümüş madeni çıkarılıyordu. Hatta antik yazar Aiskhylos (Eshilos) Atina ve çevresini bir “gümüş çeşmesi” olarak tanımlamıştı” diyor.

Parthenon’un Çatı Katı Para Saklamak için En Güvenli Yer

Yazılı kayıtlar sikkelerin Akropolis’te nerede saklandığını belirtmediği gibi, Parthenon’un çatı katının maksadını da açığa çıkarmıyor. “Kaynaklar bu mekanın işlevi konusunda suskun kalıyor” dedi Pope Toronto’daki bir sunumunda.

Araştırmacıların, Parthenon’un çatı katının kullanıldığını düşünmek için birkaç nedeni var. 

Çatı katı şu anda tamamen yok olmuş olsa da, çatı katına çıkan bir merdivenin kalıntıları hala duruyor. Bu merdivenin törensel değil işlevsel olduğu düşünülüyor, yani çatı katından sikke getirip götürmek için kullanılmış olabilir.

Çatı katının boyutu da sikkeleri depolamak için yer sağlamanın yanı sıra, ağırlığının da geniş bir alana dağılabilmesini sağlayacaktı. Zeminin servi ağacından kirişlerle döşendiği düşünülürse, sikkelerin ağırlığını kaldırabilirdi.

Parthenon’un merkezi bir konumu olduğu için insanlar buradaki paraya kolayca ulaşabilir ve kolayca güvence altına alabilirdi. Hırsızlar da tanrıça Athena’ya adanmış bir tapınaktan çalmaya daha az meyilli olurdu, çünkü yaptıkları tanrıçaya karşı bir suç sayılacaktı.

Pope ” Parthenon’un çatı katı, hazinedeki bütün sikkelerin muhafaza edilebileceği büyüklükteki tek uygun mekandı. Sikkelerin birden fazla mekana dağıtıldığı ihtimalini kesin olarak eleyemesek de, çatı katının en güvenli mekan olduğunu unutmamalıyız”

Araştırmacılar sikkelerin, boyutları standartlaştırılmış kutularda saklanmış olabileceğini düşünüyor. Boyutlarının standart olmsı saymayı kolaylaştırırdı.

Livescience

Yorumlar
Robert Kolej’de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi’nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Koç Üniversitesi’nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisans yaptı. 2015-2017 yılları arasında İstanbul’daki Pera Müzesi’nde koleksiyon sorumlusu olarak görev yaptı. Şu anda A.B.D.’deki Notre Dame Üniversitesi’nde doktora yapıyor.

You must be logged in to post a comment Login