3.400 yıl önce Mısır’da yapılan bu fildişi köpek figürü, hareketli çene mekanizmasıyla havlıyor gibi görünüyor.
Antik Mısır’da köpeklerin sadece avcılık, bekçilik veya çobanlık için değil, aynı zamanda sadık birer dost olarak da büyük bir öneme sahip olduğu biliniyor. Bugün New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilenen Mekanik köpek figürü, Mısırlıların bu sevgisinin 3.400 yıl öncesine kadar uzandığını gösteren eşsiz bir eser.
MÖ 1.390 ila 1.352 yılları arasına tarihlenen bu küçük figür, fildişinden oyulmuş ve hareketli bir mekanizmaya sahip. Bu 18.2 cm uzunluğundaki heykel, koşuyormuş gibi tasvir edilmiş; bacakları tam anlamıyla ileri uzanmış, uçuyormuş gibi bir duruş sergiliyor. Heykelin alt çenesini çalıştıran mekanizma, başlangıçta küçük deliklerden geçirilmiş bir deri ip ile tutturulmuştu. Zamanla bu ip metal bir pim ile değiştirilerek köpeğin omzuna sabitlendi. Mekanizma çalıştırıldığında, köpeğin alt çenesi açılıyor, iki küçük dişi ve kırmızı renkte boyanmış dili ortaya çıkıyor, sanki havlıyormuş gibi görünüyor.
(İlgili: Orta Çağ’dan Günümüze Ulaşan Bir Çocuk Çizimi)
Figürün kökeni tam olarak bilinmese de, Firavun Tutankamon’un mezarını kazan ünlü Mısırbilimci Howard Carter’ın kişisel koleksiyonundan Metropolitan Müzesi’ne geçtiği biliniyor. Büyük ihtimalle, Tutankamon’un büyükbabası Firavun III. Amenhotep döneminde (MÖ 14. yüzyıl) seçkin bir mezara yerleştirilmişti. Ancak amacının bir oyuncak mı, yoksa büyüsel bir nesne mi olduğu belirsizliğini koruyor.
Eski Mısırlılar köpeklerine oldukça düşkündü. Köpeklerin bazıları avcılık, çobanlık veya bekçi köpeği olarak kullanılırken, çoğu evcil hayvandı. Bu figür kesinlikle evcilleştirilmiş bir köpeği temsil ediyor çünkü boynundaki oyulmuş çizgiler bir tasmayı tasvir ediyor.
Mısır’ın Yeni Krallık dönemi sırasında (MÖ 1.550 ila 1.070), köpek tasmaları giderek daha süslü hale geldi ve genellikle Maiherpri Mezarı’nda bulunanlar gibi tasmalara köpeğin adı yazıldı. Bu köpek figürünün tasmasına bir isim eklenmemişti ama Mısırlılar köpeklerine bazen “Kara”, “Ay’ın Oğlu” ve “Haylaz” gibi isimler veriyorlardı.
Bu figürdeki köpeğin cinsi de belirsiz. Eski Mısırlılar enerjik köpek cinslerini tercih etme eğilimindeydi ve sanatlarında sıklıkla tasvir edilenler arasında av köpeği basenji’nin ataları, İbiza tazısı ve firavun tazısı yer alıyordu.
Antik Mısır’da köpekler, tanrı Anubis ile ilişkilendirilmiş ve ölümden sonraki yaşamın rehberleri olarak görülmüştü. Bir köpeği öldürmek (özellikle de tasmalı bir köpeği) büyük bir suç sayılırken, insanlar ölen köpekleri için yas tutar, hatta kaşlarını kazırlardı. Köpeklerini öbür dünyada tekrar göreceklerine inanan Mısırlılar, onları özel hayvan mezarlıklarına mumyalayarak gömerdi.
Bu mekanik Köpek figürü, antik çağlarda insanların hayvanlarla olan bağını ve teknolojik ustalıklarını gösteren nadir bir örnek olarak günümüze ulaşmayı başarmış.
You must be logged in to post a comment Login