İngiltere’deki eski akrabalarımız, yaklaşık yarım milyon yıl önce aletlerini bilemek için fil kemiğinden yapılmış bir alet kullanıyordu.

“Çok nadir” olarak nitelenen bu buluntu, yaklaşık yarım milyon yıl önce yaşamış erken insan akrabalarının yaratıcılığına olağanüstü bir bakış sunuyor.
Yeni bir analize göre, fil kemiğinden yapılmış üçgen biçimli bir eser, yaklaşık 480.000 yıl önce, günümüzde Birleşik Krallık sınırları içinde kalan bir bölgede yaşayan arkaik insan akrabaları tarafından el baltalarını bilemek için kullanıldı.
Science Advances dergisinde yayımlanan çalışmaya göre yaklaşık 10,9 × 5,8 santimetre ölçülerindeki bu nesne, Avrupa’da bugüne kadar bulunmuş en eski fil kemiği aleti olma özelliğini taşıyor. Ayrıca, kuzey enlemlerinde yeni çevrelere yerleşirken insan akrabalarının yüksek düzeyde beceriklilik, yenilikçilik ve uyum sağlama kapasitesine sahip olduğunu gösteriyor.
(İlgili: İngiltere’de 500.000 Yıl Önce El Baltalarının Tekniği Değişmiş)
Kanıtlar, erken insan akrabalarının Paleolitik boyunca fil kemiklerini ve fildişlerini çok çeşitli amaçlarla kullandığını düşündürse de, Londra’daki Doğa Tarihi Müzesi’nden paleoantropolog ve çalışmanın ortak yazarı Silvia Bello’ya göre, bu yaşta bir fil kemiği aletine dünyanın herhangi bir yerinde rastlamak “çok nadir”.
Araştırmacılar çalışmada, dünyanın en eski fil kemiği aletlerinden birinin “beklenmedik” keşfinin, göreli olarak gelişmiş bir teknolojik düzeye işaret ettiğini; dolayısıyla yaklaşık yarım milyon yıl önceki arkaik insan akrabalarının yenilikçiliğini, becerikliliğini ve ustalığını gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Araştırmacılar bu fil kemiği aletini insan akrabalarının hangi grubunun kullandığından emin değil. Ancak Bello’ya göre, aletin yaşı ve bulunduğu yer dikkate alındığında iki güçlü aday var: erken Neandertaller ya da Homo heidelbergensis.
Bello, “Bu alet, onu yapan erken insan atalarının yaratıcılığına olağanüstü bir pencere açıyor” diyor.
Fosilleşmiş kemik eser aslında ilk kez 1990’ların başında, Güney İngiltere’deki Boxgrove arkeolojik alanında yürütülen kazılar sırasında ortaya çıkarılmıştı. Uluslararası ölçekte ünlü olan bu alan, yaklaşık yarım milyon yıl önceki Paleolitik yaşama ışık tutan pek çok buluntu vermiş durumda. Bunlar arasında çeşitli kemik ve taş aletler, kasaplık izleri taşıyan çok sayıda hayvan kalıntısı ve hatta Britanya’da şimdiye dek bulunmuş en eski insan kalıntıları da var.

Bu kemik eserin önemi ilk anda anlaşılamadı. Ancak Bello ile ortak yazar arkeolog Simon Parfitt’in yaptığı yeni bir analiz, bu eserin kasıtlı olarak şekillendirilmiş bir fil kemiği parçası olduğunu ve “rötuşlayıcı” (retoucher) bir alet olarak kullanıldığını ortaya koydu.
Rötuşlayıcılar, el baltalarının kenarlarını biçimlendirmek ve yeniden keskinleştirmek için kullanılıyordu. Çalışmaya göre fil kemiğinden yapılmış bu rötuşlayıcı, Boxgrove için tipik kabul edilen ve esas olarak kesme aleti olarak kullanıldığı düşünülen “ince işçilikli” el baltalarının üretimine katkı sağlamış olmalı.
Bello, “Fil kemiğinden alet, kemik henüz tazeyken taş aletleri yontmak ve yeniden keskinleştirmek için şekillendirildiğine ve kullanıldığına dair izler taşıyor. Bu da bu insanların fil kemiğinin bu iş için mükemmel bir malzeme olduğunu bildiğini düşündürüyor” diyor.
Araştırmacılara göre bu buluntu, fil kemiğinin bir rötuşlayıcı yapmak için kullanıldığı belgelenmiş tek örnek. Kemik, boynuz ve ahşap gibi organik malzemelerden yapılan yontma aletleri, erken insanların temel ekipmanları arasında yer alsa da arkeolojik kayıtta nadiren korunabiliyor.
Ayrıca çalışmanın yazarları, Boxgrove’da tarihöncesi fil kemiği kalıntılarının “son derece nadir” olduğunu belirtiyor. Bu da bölgedeki arkaik insanların bu kaynağa sık rastlamadığını düşündürüyor. Buna rağmen, aleti yapanların bu malzemenin işe yararlılığını fark etmiş oldukları anlaşılıyor.
Parfitt, “Bu olağanüstü keşif, eski akrabalarımızın becerikliliğini gözler önüne seriyor. Yalnızca çevrelerindeki yerel malzemeler hakkında derin bir bilgiye sahip değillerdi; aynı zamanda son derece rafine taş aletler üretmenin nasıl mümkün olduğuna dair gelişmiş bir kavrayışları da vardı” diyor.
“Fil kemiği nadir ama son derece işe yarar bir kaynaktı ve muhtemelen bu, epey değerli bir aletti.”
Live Science. 24 Ocak 2026.
Makale: Simon A. Parfitt, Silvia M. Bello. (2026). The earliest elephant-bone tool from Europe: An unexpected raw material for precision knapping of Acheulean handaxes. Sci. Adv. 12.
You must be logged in to post a comment Login