Yapay Zeka, 8.000 Yıllık Yeşil Taş Ticaret Ağını Çözüyor

Yapay zeka, 8.000 yıl önce Avrupa’daki varisit (yeşil süs taşı) ticaretinin güzergahlarını yüzde 95 doğrulukla tespit etti.

Varisit, karakteristik yeşil renkte ve nispeten nadir bir alüminyum fosfat mineralidir. C: Crystal Council

İspanyol ve Portekizli arkeologlar ile yapay zeka uzmanlarından oluşan multidisipliner bir ekip, arkeolojik araştırmalara uygulanabilir bir yapay zeka sistemi geliştirmek amacıyla tahribatsız arkeolojik ölçüm tekniklerini, makine öğrenimini ve açıklanabilir yapay zeka (XAI) araçlarını birleştirdi.

Bu spesifik durumda, ekip, tarih öncesi çağlarda oldukça değer verilen ve MÖ 6. ve 2. binyıllar arasında Batı Avrupa genelinde kapsamlı takas ağlarıyla dağıtılan, karakteristik yeşil rengiyle bilinen varisit mineralinin arkeolojik numunelerinin kökenini araştırdı. Bu değerli mineral, kolye, bilezik, yüzük ve diğer kişisel süs eşyalarının yapımında kullanılıyordu.

Bu araştırmacı grubu, İber Yarımadası’ndaki farklı arkeolojik alanlardaki varisitin kaynağını bulmak için yıllardır işbirliği yapıyor. Bunu yapmak için, güncel jeolojik varisit numunelerini arkeolojik kazılarda bulunan numunelerle karşılaştırdılar. Minerali analiz ederek, içerdiği elementleri kaydettiler ve ardından gösterdikleri küçük kimyasal varyasyonları karşılaştırdılar. Benzerliklere dayanarak, mineralin hangi yerden çıkarıldığını belirlemek mümkün oldu.

(İlgili: Tunç Çağı’nda Metal Ticareti Düşünülenden Daha Karmaşıktı)

Journal of Archaeological Science dergisinde yayımlanan çalışmaya Lizbon Üniversitesi liderlik ederken; Milá y Fontanals Beşeri Bilimler Araştırma Enstitüsü (IMF-CSIC), Sevilla Üniversitesi, Alcalá Üniversitesi ve CIPAG (“Garraf-Ordal Tarihöncesi ve Arkeolojisi Araştırma Kolektifi”) de katılım sağladı.

Her madende benzersiz bir jeokimyasal ayak izi

Bu çalışmanın en büyük yeniliği, kimyasal bileşim sonuçlarını analiz etmek için yapay zekanın kullanılmasında yatıyor. Lizbon Üniversitesi’nde araştırmacı ve çalışmanın baş yazarı Daniel Sánchez-Gómez, “Modelimiz, her madenin benzersiz jeokimyasal izini tanımayı öğreniyor. Üretiminden binlerce yıl sonra bile, tarihöncesi bir boncuğun nereden geldiğini tespit edebiliyor” diye açıklıyor. Bu öncü yaklaşım sayesinde, varisit ile yapılmış arkeolojik nesnelerin jeolojik kökenini yüzde 95 doğrulukla tahmin edebildiler.

Bu yöntemle ekip, taşınabilir X-ışını floresansı kullanılarak analiz edilmiş 1.800’den fazla jeolojik numuneyi ve 571 arkeolojik kayıttan oluşan, bugüne kadar oluşturulmuş en kapsamlı kompozisyonel veri tabanını oluşturdu.

Veriyi işlemek için, makine öğreniminde yaygın olarak kullanılan rastgele orman (random forest) algoritmasını kullandılar ve bu sayede benzeri görülmemiş bir hassasiyet elde ettiler. IMF-CSIC’den arkeolog Ferrán Borrell, “Bu proje hakkındaki dikkat çekici şeylerden biri de, bilgilerin Zenodo’ya (Avrupa OpenAIRE programı kapsamında geliştirilen ve CERN tarafından işletilen açık bir veri deposu) yüklenmiş olması; böylece diğer araştırmacılar bu verileri kullanabilir ve kendi yorumlarını yapabilirler. Bu, açık bilimle çalışmaktır,” diyerek projenin şeffaflık yönüne dikkat çekiyor. Borrell, incelenen numunelerin bir kısmının geldiği Gavà’daki tarihöncesi varisit madenlerinin kazı projesini yönetiyor.

Elde edilen sonuçlar, tarihöncesi ticaret yollarının yeniden yorumlanmasını mümkün kılıyor. Artık araştırmacılar, Gavà (Barselona, İspanya) ve Aliste (Zamora, İspanya) madenlerinin ana üretim ve dağıtım merkezleri olduğunu; geleneksel olarak adı geçen Encinasola (Huelva, İspanya) kaynağının ise daha az öneme sahip olduğunu; ayrıca, Bretonya’da (Fransa) bulunan malzemelerin muhtemelen İber Yarımadası’nın kuzeyinden geldiğini ve bunun da şimdiye dek önerilen deniz yolları yerine Pireneler arası kara yollarını işaret ettiğini net bir şekilde bilebiliyorlar.

Modelin çalışma akışı. C: Journal of Archaeological Science (2026).

Sevilla Üniversitesi’nden profesör ve projenin baş araştırmacısı Carlos Odriozola, “Yapay zeka modellerinin, özellikle de en karmaşık olanlarının, kararlarını nasıl aldıklarını açık ve anlaşılır bir şekilde açıklamalarına olanak tanıyan açıklanabilir yapay zeka (XAI) tekniklerini kullandık. Araştırmamızda bu, modelin sadece doğru tahmin etmekle kalmayıp, aynı zamanda her sınıflandırmada hangi kimyasal elementlerin belirleyici olduğunu da göstererek arkeolojik yorumlamaya şeffaflık ve titizlik kazandırdığı anlamına geliyor” diyerek bu çalışmanın bir diğer metodolojik gücüne odaklanıyor.

VORTEX (X Işını Tabanlı Varisit Köken Tanıma Teknolojisi) adı verilen bu metodolojik çerçeve, kehribar gibi diğer arkeolojik malzemelerin köken çalışmalarına yönelik yeni olanaklar açıyor ve yapay zekanın kültürel mirasa uygulanmasında bir dönüm noktası teşkil ediyor.

Makalenin ortak yazarlarından Manuel Edo Benaiges’e göre şimdi şu sorulara yanıt aranmalı: Yeşil taşın yayılma fenomeninin nedeni neydi? Bu yayılma Batı Avrupa’da zaman içinde nasıl gerçekleşti? Nereden başladı? Yorumlar çok çeşitli, ancak hepsinin ortak hedefi geçmiş hakkında daha fazla bilgi edinmek.

Sánchez-Gómez ise, “Bu sadece yeşil boncuklarla ilgili değil. Bu, yapay zekayı kullanarak tarih öncesinin insan hikayelerini anlatmakla ilgili” diyerek sözlerini tamamlıyor.


Sevilla Üniversitesi. 20 Kasım 2025.

Makale: Sánchez-Gomez, D., Garrido-Cordero, J. Á., Martínez-Blanes, J. M., Villalobos García, R., Edo i Benaiges, M., Sousa, A. C., Zambrana Vega, M. D., Borrell, F., Barroso Bermejo, R., Bueno Ramírez, P., & Odriozola, C. P. (2026). A forest of green beads: A machine-learning based framework to determine the geological provenance of prehistoric variscite artifacts. Journal of Archaeological Science, 185, 106428.

You must be logged in to post a comment Login