3B Teknolojisi Kültürel Mirası Korumaya Yardım Edebilir

Geçmişi 1500 yıl öncesine dayanan ve Unesco Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Yungang Mağaraları’nın bir kopyasını üretmek adına 20 adet üç boyutlu yazıcı, bölgeden 2.000 km uzakta günün her saati çalışıyor. Üç boyut teknolojisi ile mağaranın bir kopyası oluşturulacak.

Dünyaca ünlü Mogao Kaya Mezarları etrafında bulunan kabartma heykeller.

Geçtiğimiz beş ay boyunca Çin’in güneyinde bulunan Shenzhen’deki bir atölyede çalışan yazıcılar, Kuzey Çin’deki Şansi bölgesinde bulunan Yungang mağaralarından çıkan üç Budist heykelinin tam bir kopyasını üretmek adına çalışıyor.

Tekrardan canlandırılacak olan mağara, yakın zamanda Çin’in doğusundaki Qingdao şehrinde sergilenecek.

Mağaralar, en büyüğü 17 metre boyunda, en küçüğü ise 2 cm boyutlarında olan 51.000 Budist heykeli barındırıyor. Bununla birlikte mağaraların içinde gevşek kaya blokları üzerine oyulmuş çeşitli kabartmalar, erozyon nedeniyle yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.

Kültürel Miras için yenilikçi bir yöntem

Zhejiang Üniversitesi’ndeki Kültürel Miras Enstitüsü’nden Doç. Dr Li Zhirong, “Bugün bile bilim insanları mağaraların  yaşlanmasını ve yıpranmasını kimyasal ve fiziksel yöntemlerle durduramamakta.” diyor. Buna ek olarak, mağaraları korumanın en iyi yolunun bilimsel, kapsamlı ve otantik bir şekilde korumaktan geçtiğini belirtiyor.

Araştırmacılar çalışmalarında üç boyutlu tarayıcılar ile mağaraları baştan üretmek için gerekli olacak tüm bilgileri toplamış durumda. Uzmanlar 10 metre yüksekliğindeki bir heykelin üç boyutlu taramalar üzerinden yeniden üretilmesindeki hata payının maksimum 5 milimetre olduğunu belirtiyor.

Daha önce benzer projeler yürütüldü

Zheijang Üniversitesi’ne bağlı Kültürel Miras Enstitüsü tarafından sürdürülen çalışmalar, enstitü için ilk değil. Enstitü, daha önce benzer mağaralar ve freskler için dijital teknolojiyi kullanarak projeler yürütmüştü.

Enstitü araştırmacıları bu proje öncesinde Kuzeybatı Gansu Eyaletinde bulunan dünyaca ünlü Mogao Mağaraları’nın 220 numaralı mağarasının bir kopyasını oluşturmuşlardı.

Proje boyunca ekip, Tang Hanedanlığı dönemine tarihlenen freskleri her ayrıntısı ile kopyalamak adına yeni geliştirilen teknolojileri kullandı.

Ekibin bir üyesi olan bilgisayar uzmanı Diao Changu, yüksek çözünürlüklü görüntüleri otomatik bir şekilde birleştirerek yüksek hassasiyete sahip bir model hazırlayan özel yazılımlar kullandıklarını belirtiyor.

Bu ve benzeri teknolojilerin birçok arkeolojik problemin çözümüne fayda sağlayabileceğini düşünülüyor.

Göremediklerimizi teknoloji sayesinde görebiliriz.

Örneğin ekip, yaptıkları 3 boyutlu taramalarla, çıplak gözle fark edilmesi mümkün olmayan bir taş tableti tespit etmeyi başardı.

Bir dağ sırtına yerleştilmiş olan 2.8 metre uzunluğundaki 1.3 metre genişliğindeki tablet, doğal erozyon nedeniyle üzerinde yazanların okunması mümkün olmayacak bir şekilde tahrip olmuştu.

Araştırmacılar ise yüksek çözünürlüklü taramalar sayesinde tabletin Jin Hanedanlığı dönemine ait olduğunu anladı. Daha sonra ise bu tabletin Jin Hanedanlığı döneminde isyancılara karşı bir zafer kazanan generali onurlandırmak adına inşa edildiğini ortaya koydular.

Araştırmacılar, yeni gelişen teknolojilerin çıplak gözle göremeyeceğimiz şeyleri görmemize yardımcı olacaklarını söylüyor.


China.org. 27 Ekim 2o17.

Anadolu Üniversitesi’nde Arkeoloji bölümü okuduktan sonra eğitimine İstanbul Üniversitesi’nde Tarihöncesi bölümünde yüksek lisans programında devam ediyor. İletişim: bayramtolunay@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login