Tanzanya’daki 13.000 Yıllık Ok Uçlarında Zehir Bulundu

Tanzanya Zanzibar’daki Kuumbi Mağarası’nda kemikten yapılmış zehirli ok uçlarının  avcılık için kullanıldığını gösteren deliller bulundu.

Afrika Arkeoloji Araştırmaları (AZANİA) adlı dergide yayımlanan bulgular, 13.000 yıl önce Kuumbi Mağarası’nda yaşayan insanlar için kemik teknolojisinin merkezi bir unsur olduğunu ortaya koyuyor.

OLYMPUS DIGITAL CAMERA

Zanzibar’daki Kuumbi mağarasında arkeolojik çalışmalar. F:Henrietta Horton

60.000 yıl öncesinden beri bilinen bir uygulama olan kemiğin bir ok ucu şeklinde kullanımının taş devri insanları için oldukça önem arz ettiği tespit edildi. Zehir uçlu okların kullanımını destekleyen kanıtların büyük bir çoğunluğu Güney Afrika’da bulunmuş olsa da şimdi Kuumbi Mağarası’nda bulunan eserler bu teknolojinin Doğu Afrika’da da kullanıldığını gösteriyor.

Araştırmacılar Kuumbi Mağarası’nda ortaya çıkarılan beş  kemik ok ucu, bir kemik bız ve ve bir çentikli kemik uç olmak üzere yedi kemik eser üzerinde incelemeler yaptı. Araştırmacılar kamera ve mikroskop yardımı ile aletleri analiz etti. Daha sonra aletlerin üretim tekniklerinini ve üzerlerindeki aşınmayı daha önceki keşiflerle ve laborutavarda bu teknolojiyi taklit ederek yapılan örneklerle karşılaştırdı.

kum24

Kuumbi Mağarası’nda bulunan kemik uçlardan 4 tanesi. (F:Langley, Michelle C., et al. “Poison arrows and bone utensils in late Pleistocene eastern Africa: evidence from Kuumbi Cave, Zanzibar.” Azania: Archaeological Research in Africa (2016): 1-23.)

Hem kemik uçlarının kısa ve ince olmaları, hem de daha önce zehirli bir hünnap türü olan mkunazi bitkisinin kömürünün burada keşfedilmesi, uçların büyük ihtimalle zehirli ok uçları olarak kullandığını ortaya koyuyor.

Taş Devri insanlarının zehirli ok kullanmasının nedeninin bir teknolojii eksikliği olduğu düşünülüyor. Taş uçlu oklar da genellikle zebra ya da bufalo gibi büyük hayvanları doğrudan öldürmek için çoğunlukla yetersiz kalıyor.

Önceki araştırmalar zehir uçlu okların kullanımının günümüzden 24.000 yıl öncesine kadar  götürülebileceğini gösteriyor.  Yine de araştırmacılar, Güney Afrika’da daha çok bilinen bu yöntemin Doğu Afrika’da günümüzden 13.000 yıl öncesinden itibaren kullanılmaya başlanmış olabileceğini belirtiyor.


Taylor and Francis Group

Yeditepe Üniversitesi'nde Tarih ve Felsefe bölümlerinde anadal öğrencisi olarak eğitimini sürdürürken bir yandan da yine Yeditepe Üniversitesi Antropoloji bölümünde yandal ögrencisi olarak ögrenim görüyor.