Roma İmparatorluğunun Yükselişi ve Çöküşü Buzullarda Açığa Çıktı

Atmosferi kirleten yalnızca modern insanlar değildi. 2.000 yıl önce, Romalılar toprak ocaklarda değerli madenleri eritiyor, böylelikle gümüş elde ediyor ve çıkan kurşun dumanını gökyüzüne püskürtüyordu.

Roma İmparatorluğu’ndan kaynaklanan kurşun kirliliğine buz katmanlarında korunduğu Grönland’da rastlandı.
C: Louielea/Shutterstock

Havaya salınan bu kurşunun bir kısmı Grönland buzullarına ulaştı ve durmadan biriken buz katmanlarına karıştı. Günümüzde, bu buz katmanlarının yıllık tortularını inceleyen bilim insanları Roma dönemi boyunca oluşan kurşun kirliliğindeki iniş çıkışların Jül Sezar’ın yapmış olduğu savaşlar da dâhil birçok tarihi olayın zamanlamasına ışık tuttuğunu ortaya çıkardı.

New Orleans, Tulane Üniversitesi’nden Roma ekonomi tarihi ve hukuku alanında akademisyen Dennis Kehoe, buzullardaki detay seviyesinin “hayret verici” olduğunu söylüyor. Kehoe’yı asıl etkileyen ise kurşun kirliliği değerlerinin antik tarihçilerin denarius olarak bilinen gümüş sikkeler üzerine kurulu Roma ekonomisinin gelişmesi ve çöküşü hakkında bildikleriyle bu kadar yakından örtüşmesi olmuş. Kehoe konu hakkında, “Gerçekten de bu, gümüşe dayalı bir parasal sistemin yükselişi ve çöküşüdür. Fiyatlar gümüşe endeksliydi, dolayısıyla gümüş onlar için olmazsa olmazdı.” diyor.

(Transilvanya’daki Buz Mağarası 10.000 Yıllık İklim Değişimini Gösteriyor)

Bilim insanları, Roma döneminde kurşun kirliliğinin artışı hakkında 1990’lardan beri bilgi sahibi. O yıllarda, araştırmacılar kurşun seviyelerini birkaç yerden, Grönland’ın buz tabakalarından çıkarılan buz çekirdeklerinin uzunluğundan ölçüyordu, her ölçüm 2 yıllık bir zaman dilimine denk geliyordu. Daha sonraki incelemelerde ise İspanya, İskoçya ve Faroe Adaları’ndaki turba bataklıklarından alınan toprak numunelerinde de aynı durumun söz konusu olduğu doğrulandı.

Oxford Üniversitesi’nden arkeolog ve Roma dönemi uzmanı Andrew Wilson, olaya dair daha net ve bütünlüklü bir resim elde etmek için buz çekirdeği uzmanlarıyla bir ekip oluşturdu. Ekip, kurşun kirliliği seviyelerini Grönland’ın MÖ 1100 ile MS 800 arasında donan buz tabakalarından oluşan buzullarından kabaca 400 metrelik bir enkesit üzerinden ölçtü. Buz tabakası bir uçtan diğer uca aşama aşama eritildi, eritilen buz analiz edilmek üzere alındı, Roma dönemi boyunca yıllık yaklaşık 12 ölçüm elde edildi. Yapılan incelemeler, buzlardaki tüm kurşunun maden eritme neticesinde oluşmuş kirlilikten meydana gelmediğini, bir kısmının araştırmacıların tahminen hesapladığı ve total kurşun sayımından çıkardığı doğal olarak oluşan toz ve yanardağ salınımlarıyla ilişkili olduğunu ortaya çıkardı.

(İklim Koşulları İnsan Konuşmasının Evrimini Etkiliyor)

Sonuçlar, Roma dönemi kurşun kirliliğinin inanılmaz ölçüde detaylı 1900 yıllık zaman çizelgesi, Proceedings of the National Acedemy of Sciences adlı bilimsel dergide yayımlandı. Kurşun kirliliği Roma İmparatorluğu’nun zirvesini yaşadığı dönemde, MS 1. yüzyılda, en yüksek seviyedeydi, MÖ. 11. yüzyılda olduğundan kabaca altı kez daha yüksek seviyelere ulaşmıştı. Ancak, milyonlarca kişinin ölümüne yol açan Antonine Vebası’nın MS 165’de ortaya çıkışından sonra, kurşun kirliliği aniden Roma öncesi dönemdeki seviyesine düştü ve 500 yıl boyunca bu seviyede kaldı. Roma döneminin ortalarında da, özellikle MÖ son birkaç yüzyıl boyunca, kurşun-gümüş eritmede önemli bir nokta olan İspanya’da savaşlar patlak verince kurşun kirliliği seviyesinde azalmalar meydana gelmişti.

Ekip, hava sirkülâsyonu düzenlerine bakarak, yıllık olarak metre kareye bir gramın milyonda birinden az ağırlıkta kurşun birikimi düştüğü Roma dönemindeki kirliliğin büyük ölçüde Roma İmparatorluğu’nun batı tarafından, Batı ve Doğu Avrupa’dan geldiğini öne sürdü. Nevada, Reno’daki Çöl Araştırma Enstitüsü’nden çevre bilimci ve araştırma başyazarı Joe McConnell, karşılaştırma yapıldığında, Grönland’a düşen kurşun miktarının 1900’lerdeki seviyeden kabaca 50 kat daha düşük olduğunu belirtiyor.

İngiltere, Warwick Üniversitesi’nden antik tarihçi Kevin Butcher ise çalışmanın akıllara “birçok ilginç soru” getirdiğini ifade ediyor. Kurşun kirliliğinde ve gümüş sikke üretimindeki en yüksek seviyeler arasında uyuşmazlık olan birkaç kafa karıştırıcı nokta olduğunu, Romalılar gümüşü eritiyor muydu yoksa hemence sikkeye dönüştürmeden depoluyor muydu diye merak ettiğini söylüyor. Butcher’ın iddia ettiğine göre elde edilen bilgiler “düşündürücü”.


Science Mag. 14 Mayıs 2018.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login