Kitlesel Yok Oluşlarda Ekolojik Olarak Eşsiz Olmanın Bir Önemi Yok

Yeni araştırmalar, kitlesel yok oluşlar sırasında ekolojik olarak daha eşsiz olan türlerin en savunmasız olduğu fikrini değiştiriyor.

hayvanların belirli bir ekolojiye uygun olması, yok oluşlarda hiçbir rol oynamadı. F: iStock

Yünlü mamutlar, kılıç dişli kaplanlar, muazzam armadillo benzeri Glyptodonlar ve Game of Thrones’tan bildiğimiz korkunç kurtlar, 50.000 yıl önce ABD ve Kanada’da dolaşıyordu. Bunların hepsinin Pleistosen dönemdeki megafaunal yok oluşta nesli tükendi. Şimdi ise bilim insanları hangi faktörlerin bu hayvanları savunmasız bırakmış olabileceğini araştırıyor. Görünen o ki; hayvanların belirli bir ekolojiye uygun olması, yok oluşlarda hiçbir rol oynamadı.

Bilim insanları bugüne kadar bu yok oluşların neden olduğu ile ilgileniyordu, fakat yok oluşların nasıl olduğu konusuyla birçoğu ilgilenmedi. En popüler teorilerden biri, en büyük ve bir ekolojiye has hayvanların ilk yok olan türler olduğu yönündeydi. Fakat yeni yapılan araştırma bunun tam tersini gösteriyor; bir hayvan türünün yok olmasında hayvanın boyutları önem arz ederken, türün belirli bir ekolojiye has olmasının bir önemi yok.

Aarhus Üniversitesi’nden makalenin baş yazarı Matt Davis, “Bu soruyu daha önce sormak için yeterince iyi ölçekte veri yoktu. Yünlü mamut gibi türler olduğunu biliyorduk fakat çoğu zaman hangi türlerin olduğu ve ne zaman yaşadıklarını bilmiyorduk.” diyor.

Yaban öküzü kafatası. F: Thomas Quine/Creative Commons

Anahtar çalışma, Kuzey Amerika megafaunasının yok oluşunun en iyi tarihlerini bulmak için çok sayıda kitap ve müze koleksiyonunu incelemeyi kapsıyordu ve bugüne kadar büyük ölçekte yapılmamıştı.

Bulgular, kıtada yaşayan dev memelilerin beklenen sırada yok olmadığını göstererek sürpriz bir sonuca götürdü.

Davis, “Aslında hiçbir sıraya göre yok olmadıkları gözüküyor. En eşsiz olanlar, eşsiz olmayanlar gibi soyu tükenmiş. Sadece rastgele türlerin nesli tükenmiş gibi. Arada hiçbir fark tespit edemedik.” diyor.

Kılıç dişli kaplanlar, Pleistosen dönemde Kuzey Amerika’daydı. F: Andrew Bardwell / Flickr

Bir görüşe göre, bu gelecek yok oluşlar için olumlu bir bulgu: halen yaşayan eşsiz hayvanların devam eden Altıncı Kitlesel Yokoluşta ilk nesli tükenecek tür olması gerekmiyor.

Davis, “Ancak diğer bir yandan, Kuzey Amerika’da kalan büyük memeliler, Pleistosen dönemdekine oranla şu an çok farklı bir durum yaşıyor.” diyor.

“Şu an gördüğümüz şey, türlerin gerçekten işlevsel olarak izole edilmiş olması. Artık yakın komşuları yok. Yani eğer nesilleri tükenirse, oluşan boşluğu doldurabilecek bir şey yok.”

Örneğin dev karıncayiyen tükenirse, karıncaları yiyen, büyük, ağaçlara tırmanabilen bir memelinin boşluğunu dolduracak hiçbir şey yok. Dolayısıyla, büyük hayvanlar öldüğünde, memelilerin çeşitliliği büyük oranda kaybolur; geriye kalan türler birbirine daha benzer ve daha küçüktür.

Sonuç olarak, günümüzde yaşanan yok oluşların, tarih öncesi yok oluş olaylarına kıyasla, büyük memelilerin çeşitliliğindeki azalmada daha büyük bir etkisi olması muhtemel.

Dünya Şu Anda Altıncı Kitlesel Yok Oluşla Karşı Karşıya

İnfografik Anlatımla Dünyanın 25 Dönüm Noktası

İnsanlar Artık Yeni Türler Yaratarak ve Yok Ederek Evrimi Yönlendiriyor


IB Times. 11 Ocak 2017.

Makale: Davis, M. (2017, January). What North America’s skeleton crew of megafauna tells us about community disassembly. In Proc. R. Soc. B (Vol. 284, No. 1846, p. 20162116). The Royal Society.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü’nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login