İsrail’de 23,000 Yıllık Tarım İzleri Bulundu

İsrail’de Celile Denizi kıyısında Ohalo II ismindeki 23,000 yıllık avcı toplayıcı yerleşik kampında küçük ölçekli tarım denemeleri yapıldığına dair kanıtlar bulundu. Bu tarih, tarımın başladığı düşünülen tarihten 11,000 yıl daha önceye denk geliyor.

Solda, Ohalo’dan bulunmuş vahşi arpa sapı, sağda da evcil arpanın sapı görülüyor.

Ohalo II alanı 1989’da göl seviyesi düştüğünde keşfedildi. PLoS ONE’da yayınlanan makalenin yazarı Profesör Ehud Weiss “Kalıntılar yandıktan sonra, üstlerini kaplayan tortu ve su tabakasıyla düşük oksijenli bir ortama mühürlenmiş. Bu yüzden bitki kalıntıları alışılmadık derecede iyi korunmuş,” dedi.

Ohalo’daki kazı çalışmaları sırasında sazdan yapılmış altı kulübe, bir mezar, bol miktarda çok iyi derecede korunmuş hayvan ve bitki kalıntıları, Akdeniz’den gelmiş boncuklar ve çakmaktaşı alet yapımı ve kullanımına dair kanıtlar elde edildi.

Ortada görülene benzer taş aletlerde tahıl biçildiğine dair aşınma izleri bulundu.

“Bu zengin buluntular sayesinde bu yerleşim yeriyle burada yaşayan insanlar hakkında çok önemli bilgiler elde edildi. Bu yüzden, Ohalo II eşsiz bir şekilde korunmuş bir yerleşim yeri olarak, dünyada avcı-toplayıcı yaşamını en iyi örnekleyen yer haline geldi. Burada daha sonradan evcilleştirilecek olan tahılların tekrar tekrar ekilip biçildiğine dair kanıtlar elde ettik.”

Ohalo II’deki yapılarda 150.000’den fazla bitki kalıntısı elde edildi ve bu kalıntılara göre burada yaşayan kişiler çevrelerinde yetişen 140’tan fazla bitki türünü topladılar.

Bunlar arasında arkeologlar, vahşi emmer buğdayı, arpa ve yulaf gibi yenilebilir tahıllara ait kalıntılar da buldu.

Tahıllar, proto-ot olarak adlandırılan ve günümüzde tek çeşit ürünün ekildiği tarlalarda yetişen otların ataları olan 13 bitki türüyle birlikte bulundu. Bu keşif de, bu otların tahıllarla birlikte yetiştiği ve farkında olunmadan birlikte toplandıklarını gösterdi.

Makalenin yazarlarından Tel Aviv Üniversitesi’nden Prof. Marcelo Sternberg, “Otlar ekilmiş toprakta çok iyi büyürler. Bundan dolayı da bu otların Neolitik ve daha geç dönem yerleşmelerinde bulunan arkeobotanik kalıntılarda elde edilmesi genellikle sistematik tarımın bir göstergesi olarak kabul edilir,” diye belirtti.

Arkeologlar ayrıca tahıl öğütmekte kullanılan bir öğütme taşı ile bu aletin etrafına saçılmış tohumlar ele geçirdiler. Bu da, tahılların öğütülerek un haline getirildiğinin bir göstergesi olabilir. Elde edilen un, muhtemelen hamur haline getirilerek barınakların hemen dışında bulunan düz taşların üzerinde pişiriliyordu.

Bugüne kadar bilimciler tarımın Bereketli Hilal’de (Türkiye’nin bir kısmı, Irak, Levant ve İran’ı da kapsayan bölge) 12.000 yıl önce başladığını düşünüyorlardı. Ohalo II’den elde edilen sonuçlar tarım denemelerinin 23.000 yıl önce gibi çok daha erken bir dönemde başladığını gösteriyor olabilir.

Prof. Sternberg, “Her ne kadar büyük ölçekli tarım çok daha sonraları geliştiyse de, bizim çalışmamız tarım denemelerinin önceden sanıldığından çok daha erken başladığını gösterdiği için bize atalarımızın yeteneklerini tekrar düşünmek için sebepler veriyor. Eski atalarımız bizim sandığımızdan çok daha zeki ve yetenekli insanlardı,” dedi.

İngilizce makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz. 

sci-news

Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim mezunu, Koç Üniversitesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi’nde yüksek lisansını tamamladı. Şu anda yine bir yandan Koç Üniversitesi’nde doktora yaparken, bir yandan da aynı üniversitede asistanlık yapıyor. İletişim: aysel.arslan@yahoo.com

You must be logged in to post a comment Login