İsrail İstanbul’daki Antik Yazıt Karşılığında Fil Teklif Etti

İsrail, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen ve Kral Hezekiya’nın Kudüs’te inşa ettiği tünele kanıt olarak kabul ettikleri Siloa Yazıtı’na karşılık fil teklif etti.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Siloa Yazıtı.

İsrail Kültür Bakanı Miri Regev, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’e, Kudüs’te bulunduktan sonra Osmanlı zamanında İstanbul’a getirilen ve Tevrat’taki bir olaya direkt kanıt olarak kabul ettikleri 2700 yıllık Siloa Yazıtı karşılığında iki fil teklif etti.

Kültür Bakanı Miri Regev, basketbol maçı için Türkiye’ye yaptığı bir gezi sırasında Fatma Şahin’e ilginç bir teklifte bulundu: İstanbul’da sergilenen antik bir yazıt karşılığında iki fil. Söz konusu yazıt, en önemli antik İbranice yazıtlardan biri olarak kabul ediliyor.

Regev’in bu teklifi, Gaziantep Belediye Başkanı Fatma Şahin’le yaptığı bir sohbet sırasında çekilen bir videonun internete düşmesiyle ortaya çıktı. Gazeteci Akiva Novick tarafından yayınlanan videoda, AKP’li belediye başkanı Şahin, hayvanat bahçesindeki fil probleminden bahsediyor ve sadece bir tane olduğunu, daha fazlasını istediğini belirtiyor.

İsrail Kültür Bakanı Regev ise, “Bir anlaşma yapacağız. Onlara iki fil vereceğiz ve onlar da bize Hezekiya kitabesini verecek.” diyor. Videoda Fatma Şahin’in cevabı yok fakat daha önce yazıt için İsrail tarafından yapılan teklifler reddedilmişti.

2007 yılında İsrail Başbakanı Şimon Peres, İsrail’in 70. yıldönümü kutlamaları için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den yazıtı ödünç vermesini ve bir süre halka açık sergilemek istemişti. Gül’ün olumlu cevabına rağmen, İsrail’in Gazze politikaları nedeniyle iki ülke arasındaki ilişkiler gerginleşmiş ve yazıt İsrail’e ödünç verilmemişti.

İsrail’de sergilenen Siloa Yazıtı’nın kopyası.

Siloa Yazıtı, Tevrat’ta bahsedilen, Siloa Havuzundan Hz. Davut’un Şehrine su getiren bir tünel inşaatına somut kanıt sağladığı düşünülen 2,700 yıllık eski bir İbranice metin. Siloa yazıtı İsrail için, Tevrat’ta geçen Kral Hizkiya’nın tünel inşa etmesine ilişkin ve Yahudilerin Kudüs’le genel bağlantısına dair önemli bir kanıt olarak kabul ediliyor. Paleo-İbranice yazılmış altı satırlık yazı tünelin duvarına kazınmış olarak bulunmuştu. Yazıtta yazanlar şöyle:

1. satır: …kazısı; kazı nasıl yapıldı; daha….
2. satır: Kazmalar aynı doğrultuda ve birbirine karşı idiler. Kanalın açılmasına üç endaze kala sesler işitildi.
3. satır: Bu sesler karşılıklı olarak birbirine bağıranların sesi idi. Çünkü orada kuzey ve güneyinden açılan tünel birleşiyordu. Ve o gün
4. satır: Kanal açılmış oldu. Tünelin açılması ile her iki taraftaki işçiler ve kazmaları karşılaştılar.
5. satır: Sular kaynaktan bin endaze uzaklıktaki havuza aktı ve
6. satır: İşçilerin başları üstündeki kayanın yüksekliği yüz endaze idi.

Kanuni’nin kitabesiyle takas isteniyor

Arap Dünyası Araştırma Merkezi Başkanı Mehmet Tütüncü, Kanuni Sultan Süleyman’ın kayıp kitabesini 120 yıl sonra İsrail Devlet Müzesi’nin deposunda buldu ve İsrail’in bu kitabeyi, İstanbul’daki yazıtla takas etmek istediğini söyledi. Milliyet’in haberine göre Tütüncü, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde bulunan İsrail’in en eski yazıtı Siloa Yazıtı’nı istediğini iddia etti.

İstanbul’daki Siloa Yazıtı’na karşılık Kanuni’nin kitabesi takas edilmek isteniyor.

Alman Kayzeri Wilhelm’in 1898’deki Kudüs ziyareti sırasında yıkılan Kudüs Surları’nda bulunan ve sonrasında sırra kadem basan Kanuni’ye ait kitabe; Osmanlıların hilafetin sahibi olduğunu ilk kez ilan eden ferman niteliğinde.

120 yıl sonra İsrail Devlet Müzesi deposunda bulunan kayıp kitabede şu ifadeler yer alıyor: “İslam’ın surlarını korumak için yapılan bu kulenin (rabad) yapılmasını emreden, iktidarının gücü ve kuvveti ile putlara tapmayı engelleyen, Dünya milletlerinin hâkimiyetini elinde tutan, ufukların efendisi, temlik yoluyla hilafetin başı olmayı hak etmiş Sultan oğlu Sultan Süleyman Han’dır.”

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com