Dışişleri Bakanlığı IŞİD’i Kınadı, Peki Türkiye’de Durum Ne?

Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinin baş aktörü IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana arkeolojik bölgelere zarar vermeyi kendine misyon edindi. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran Ortadoğu’da devam eden yıkımın ne yazık ki önüne geçilemiyor.

Gerek Işid’in yayınladığı videolardan, gerekse bölge halkından edinilen bilgilere rağmen, arkeolojik alanların kapsamlı bir hasar tespiti yapılabilmiş değil. Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Hatra, Ninova, Musul Müzesi, Nimrud, Horsabad gibi birçok arkeolojik yapıya zarar veren Işid için bir kınama yazısı yayınladı. Fakat ne yazık ki, açıklamada yer alan cümleler pek de Türkiye’de arkeoloji gerçeğini yansıtmıyor gibi.  Kazma vurulan yerden tarihi eser fışkıran Anadolu’da, birçok skandalın ortaya çıkmadığı gerçeğini gözardı etsek bile geriye yine oldukça ilginç skandallar kalıyor.

Dışişleri Bakanlığı yaptığı yazılı açıklama ile Işid’in kültürel mirasa saldırısını şiddetle kınadığını belirtti. Fakat açıklamada yer alan cümleleri okurken Türkiye’de olanlar gözümüzde canlandı. Ortadoğu’da Işid’in yaptığı yıkım kıyaslanamayacak düzeyde olsa da, Anadolu’daki arkeolojik eser ve yapıların sürekli hiçe sayıldığı da aşikar. İşte Türkiye’de arkeoloji dünyasında olan birkaç olay ile birlikte o açıklama;

1- “İnsanlığın ortak mirasını oluşturan taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarının tahribiyle sonuçlanan insanlık dışı saldırıları endişe ve üzüntüyle karşılıyoruz.”

Bursa’nın Mudanya ilçesinde bir süpermarket inşaatı sırasında fark edilen antik Myrelia kenti, 2000 bin yıllık uykusundan bir sansasyonla uyandı. Gözünü açtığında bir inşaat kepçesi ile karşılaşan kent, duyarlı insanların çabalarıyla en azından varlığını kurtardı. Koruma Kurulu tarafından 1. derece sit alanı olarak ilan edilmesi gerekirken, olasılıkla Bursa’da bundan daha çok olduğu fikir birliğiyle, 3. derece sit alanı olmasına karar verildi. Yerel halk ve uzmanlar tarafından inşaatın durdurulması istendi. İnşaat, müze ekiplerince durduruldu ve iki ay süren araştırmalar sonucunda kararda bir değişiklik olmadı: alan 3. derece sit alanı olarak bırakıldı ve inşaat tamamlandı. Sonuç: Myrelia altta, süpermarket üstte kaldı. Süpermarketin inşa edilmesine rağmen, devam eden uzun uğraşlar sonucu Bursa 1. İdari Mahkemesi, imar kararını daha sonra iptal etti.

2- “Arkeolojik alanlar, müzeler, ibadet yerleri ve diğer dinî mekânlar, bir daha yerine konamayacak eşsiz tarihî değere sahip kitaplar ve elyazmalarının acımasızca yok edilmesini şiddetle kınıyoruz.”

Bodrum’da 1. dereceden arkeolojik sit alanı, bir internet sitesinde “deniz ve göl manzaralı” duyurusuyla satışa çıkarıldı. Arkeolojik kalıntılarla tıka basa dolu olan arazinin, satışa çıkarıldığı sitede reklamının oldukça başarılı(!) yapıldığı da gözlerden kaçmadı. İlanı veren kişi arazi için; “1. derece arkeolojik sit alanı, Boğaziçi Köyü Kuş Cenneti Gölü’ne cepheli, ful deniz ve göl manzaralı” ifadelerini kullandı ve adeta bir arkeolojik sit alanının nasıl tanıtılacağına dair ders verdi. MÖ. 5. yüzyıla tarihlenen kent, 22 milyon liraya satılıyor.

3- “DEAŞ’ın bu bağlamdaki uygulamalarını da insanlığa karşı bir suç olarak görüyoruz.”

İzmir’de Aliağa Belediyesi’nin, Kyme Arkeoloji Müzesi ve Kazı Evi’nin sağlam olmadığını gerekçe göstererek içindeki tarihi eserleri uygun olmayan koşullardaki öğrenci yurdunun deposuna taşıdı. 3000’e yakın tarihi eserin yetkisi olmayan kişilerce, eserler için uygun olmayan bir yere taşınması üzerine protestolar yapıldı. Tahliye kararının durdurulmasına rağmen, geri müzeye taşınmayan tarihi eserler rutubetli kız öğrenci yurdu deposunda bekletilmeye devam edildi. Peki ne mi oldu? Depoyu lağım suyu bastı.

4- “Kökleri binlerce yıl öncesine dayanan medeniyetlerin günümüze kadar gelen mirası ve emaneti olmakla insanoğlunun ortak geçmişini oluşturan, esasen kişiler ile toplumların kimliklerinin ayrılmaz parçası olan kültür varlıklarının bu şekilde ortadan kaldırılmasını; ülkelerin, toplumların, dinlerin ve inançların yok edilmesinden farklı görmemekteyiz.”

Bafa Gölü çevresinde yer alan, MÖ. 6500’lü yıllara tarihlenen ve dünyada benzeri olmayan Latmos kaya resimleri ve tarihi Heraklia kentinden kalma kalıntılar, Anadolu’nun en önemli kültür varlıklarından. Bafa Gölü’ünün kıyısında Herakleia Latmos’u araştıran Alman Arkeoloji Enstitüsü’nden Dr. Anneliese Peschlow, Anadolu’nun en eski kaya resimlerini tespit ettiği Beşparmak dağlarının Milli Park statüsüne alınması için kampanya başlattı. Neden mi? Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Peschlow’e 30.000 imza karşılığı buranın milli park statüsüne alınabileceğini bildirdi.

5- “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Teşkilâtı UNESCO’nun kurucu devletlerinden ve UNESCO Dünya Miras Komitesi’nin üyelerinden olan Türkiye; her şeyden önce, sahip olduğu kültür, tarih ve uygarlık bilinciyle, kültürel mirasın tahribine yönelik bu tür barbarca saldırıların bir an önce son bulması çağrısında bulunmaktadır.”

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, katıldığı bir açılışta ilginç bir açıklama yaptı. “Japonya’yı meclis başkanı iken ziyaret ettiğimde, ‘Mikasa’ yani imparatorlarını ziyaret etmiştik. İmparatorun bana sorduğu sorularda biraz afalladım. Biz Japonya Türkiye ilişkilerini düşünüyoruz. Koskoca ‘Güneşin oğlu’ Hirohito bana ‘Kalehöyük’teki kazılar ne durumda’ diyor. ‘Elinin Körü’ diyeceğim ama koskoca güneşin oğlu. ‘Kalehöyük’teki kazılar çok iyi gidiyor’ dedim. Bunun üzerine bana, ‘Bizim prens Tomohito her sene oraya geliyor, kazı yapıyor, bir de orada müze yapacak. Hala bu kazıları bitiremedi’ dedi. Biz de gaza geldik. ‘Bu sene bitireceğiz onları’ dedik. Japonlar çok geziyor, 170 milyon nüfusları var ve 170 bin turist ancak Türkiye’ye geliyor. Hepsi paralı, güneş, deniz, kum yerine tarih, arkeoloji için gelip ve para bırakıyorlar.”

6- “Türkiye, yaşanan bu talihsiz gelişmeler karşısında, tarihî eserlerin ait oldukları yerlerden yasadışı yollarla çıkarılmasını engelleme yolunda gerekli tüm önlemleri arttırmış ve sözleşmelerden kaynaklanan uluslararası yükümlülüklerine uygun olarak ilgili tüm birimlerini seferber etmiş durumdadır.”

5 yıl önce Bodrum’un Gümüşlük mahallesinde Helenistik Dönem’e tarihlenen 2500 yıllık mezarlar bulunmuştu. Geçtiğimiz günlerde ise bu tarihi mezarların üstü yol geçeceği için AK Parti İlçe Başkanı Çiğdem Demiralp’in de katıldığı bir törenle(!) kapatıldı. Ardından da yol trafiğe açıldı.

7- “Öte yandan, bu müessif olayların başka ülkelere ve kültürlere ait tarihî eserlerin yasadışı yollardan haksız şekilde edinilmesini meşru göstermeye gerekçe olarak kullanılma gayretlerini de ibretle izliyor ve not ediyoruz.”

2013 yılında kömür havzası ve termik santral özelleşerek Çeliker Holding’e geçti. Daha önce kazılara sponsor olan Türkiye Kömür İşletmeleri’nin aksine arkeolojik alanların altındaki kömür rezervlerini kullanmak isteyen şirket, Seyitömer kazılarının durdurulmasını istiyor. Kazı ekibi ise höyüğün son evresini de kazarak bilim dünyasına katmak istiyor.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login