Buzadam Ötzi’nin Midesinde Gastrit ve Ülser Bakterileri Bulundu

İtalyan Alpleri’ndeki eriyen buzullarda 25 yıl önce keşfedilen 5,300 yıllık mumya Ötzi’nin, gastrit (mide iltihabı)  ve ülser gibi mide sorunlarına neden olan bir bakteri taşıdığı ortaya çıktı. Ötzi’de bulunan bakteri türü ayrıca, Afrika’dan Avrupa’ya göçün sanılandan daha sonra gerçekleştiğini gösteriyor.

Ötzi'nin Midesindeki Bakteri Avurpa'ya Yapılan Göçleri Aydınlatıyor

Genetik araştırmalar yapan paleopatolog Albert Zink ve mikrobiyolog Frank Maxiner öncülüğündeki ekip, Ötzi’nin midesinin içinde Helicobacter pylori patojeninin kanıtlarını buldu. Zink Discovery News’e yaptığı açıklamada “5,300 yıllık Helicobacter pylori’nin genomunun tamamını çözdük” dedi.

Bu bulgu, Buzadam Ötzi’nin öldürüldüğü günde hasta olduğu olasılığını ortaya çıkarmakla beraber, Avrupa’ya yapılan göçlerin tarihine de ışık tutuyor.

Bir araştırmacı Buzadam Ötzi’nin mumyalaşmış elini inceliyor. (Görsel:EURAC/Marion Lafogler)

Günümüzde dünya nüfusunun yaklaşık yarısında bulunan bu bakteri insandan insana salya ile, yemek ve suda dışkı kontaminasyonu, ve yetersiz hijyen nedeniyle bulaşıyor. Bu patojen insanlarla birlikte o kadar uzun süre yaşamış ki, insanlar göç ederken evrilen farklı tür bakterilerin genetik analizi, dünya üzerindeki insan göçlerinin bir göstergesi olarak kullanılıyor.

Ötzi’nin midesindeki bakteriler, DNA dizisi çıkarılan bilinen en eski patojenler oldu.

Science  dergisinde yayınlanan araştırma 2010 yılında CT taramalarında Ötzi’nin midesinin bulunmasıyla başladı. Biliminsanları mumyayın buzlarını tamamen örnekler aldı.

Zink “Günümüzde, Helicobacter pylori bakterisinin varlığına dair kanıtlar hastanın mide dokusunda bulunur. Ötzi’nin mide mukozası korunmamış olduğu için birşey bulmamızın olası olmadığını düşünüyorduk” diyor. Fakat araştırma ekibi bu sorunu mide içeriğinin tamamının DNA’sını çıkararak çözmüş.

Maixner “Bunu başarıyla yaptıktan sonra, karışımdan Heliobacter DNA dizilerini ayırmayı ve tüm genomunu çıkarmaya başardık”diyor.  Bunun sonunda Ötzi’nin olasılıkla öldürücü olabilecek  tek bir H. pylori türü taşıdığı ortaya çıkmış. Ötzi’nin bağışıklık sistemi de bu bakteriye reaksiyon vermiş.

Zink “Bugün Heliobacter bulaşmış insanlarda da görülen belirtici olan proteinler gördük. Mide mukozası korunmadığı için, Ötzi’nin mide iltihabı olup olmadığı konusunda bir şey söyleyemeyiz. Fakat mide sorunları yaşadığına dair net bir olasılık var.” diyor. Fakat Ötzi’de hayati tehlike oluşturan bir hastalık yoktu.

Zink “O zamanlar için yaşlıca sayılan 40-50 yaşlarında öldüğünde oldukça iyi bir durumdaymış. Sırtına saplanan ok nedeniyle ölmeseydi, bir 10-20 yıl daha yaşamış olabileceğini düşünüyoruz” diyor. Günümüzde H. pylori taşıyıcılarının %10’undan azı, genellikle yaşlılıkta, mide iltihabı ya da ülseri olarak ortaya çıkan hastalıklar geçiriyor.

Dr. Eduard Egarter-Vigl (sol) ve Dr. Albert Zink (sağ) 2010 yılında Ötzi’den örnekler alıyor. (Görsel: Samadelli Marco/EURAC)

Midedeki Bakteri Göçleri Aydınlatıyor

Yapılan genetik analizler daha fazlasını da ortaya çıkardı. Buzadam Ötzi’de bulunan bakteri türü, araştırmacıları şaşırttı. Araştırmacılardan Thomas Rattei “Ötzi’de, günümüzde Avrupalılarda bulunanla aynı tür Heliobacter bulacağımızı sanmıştık. Fakat genellikle Orta ve Güney Asya’da görülen bakteri türü olduğu ortaya çıktı” diyor.

Avrupadaki H. pylori popülasyonunun Asya ve Afrika bakterilerinin karışımı olduğu biliniyor, fakat bu karışımın nerede ve özellikle ne zaman gerçekleştiğine dair farklı teoriler var. Bakteriler genelde aile içinde bulaştığı için, dünya nüfusunun tarihi de bakterinin tarihine bağlı.

Bu zamana kadar, Neolitik insanlar göçebe yaşamı bırakıp tarıma başladığı zaman, çoktan melez Avrupa bakterisini taşıdıkları düşünülüyordu. Ötzi üzerindeki araştırma bunun doğru olmadığını gösterdi.

Buzadamdaki H. pylori , bakterilerin karışımından önce Avrupa’da bulunan Asya kökenli bakteri popülasyonunun neredeyse saf bir örneği, diyor araştırmacılar.

Bu grafik Ötzi’nin karnının bir röntgeni ile, mide ve bağırsağındaki Helicobacter pylori konsantrasyonlarını gösteriyor. (Görsel: Südtiroler Archäologiemuseum/EURAC/Marco Samadelli-Gregor Staschitz-Central Hospital Bolzano)

Araştırmacılardan Yoshan Moodley “Sadece tek bir genom bizim için müthiş bir bakış açısı sağlıyor. Afrika türü bakteriyi Avrupa’ya getiren göçlerin, Ötzi yaşarken henüz gerçekleşmemiş olduğunu, ya da ciddi oranda gerçekleşmediğini söyleyebiliriz” diyor.

2003 yılında H. pylori popülsayonları üzerine bir araştırma yayınlayan Daniel Falush’a göre, şimdiki sorun, Afrika türü bakterinin Avrupa’ya nasıl geldiği. Falush “İlk başta bunun Neolitik göç [yaklaşık 9,000 yıl önce] sırasında olduğunu düşünmüştük. Fakat bu yanlış olduğu görülüyor. Bu genom, Afrika göçlerinin büyük ihtimalle son 5,000 yıl önce gerçekleştiğini gösteriyor” diyor.

Falush ayrıca, Avrupa’ya geldikten sonra Afrika türü bakterinin tüm Avrupa’ya hemen yayıldığına bakılırsa, bu türün oldukça başarılı olduğunu ekliyor. “Fakat Afrikalı bakterilerin neden böyle yayıldığı hiç belli değil. Neden başarılı oldu, ve insanlar arasındaki iletişimler nasıldı?”

İnsan coğrafyasının tarihi bir haritasını çıkarabilmek için gelecek araştırmalar bekleniyor. Zink “Araştırmamızı diğer mumyalara genişletip, daha çok H. pylori genomu elde etmek istiyoruz” diyor.

 


“Pathogens found in Otzi’s stomach”- EurakAlert, “Oetzi the Iceman Suffered From Stomach Bug” – Discovery News, “The Iceman’s Stomach Bugs Offer Clues to Ancient Human Migration” – The Smithosnian Mag; 7 Ocak 2016. 

Robert Kolej'de okuduktan sonra, Kanada-McGill Üniversitesi'nde Antropoloji ve Klasik Tarih bölümlerini bitirdi. Halen Koç Üniversitesi'nde Tarihöncesi Arkeoloji alanında yüksek lisansına devam ediyor ve İstanbul'daki Pera Müzesi'nde koleksiyon sorumlusu olarak çalışıyor. İletişim: ayse.bursali@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login