Bilginin, Sanatın, Çöküşün ve Savaşın Gölgesinde Bir Halk: Mayalar

Eski Maya uygarlığı dünyamızdaki en etkileyici kültürlerden biriydi. Bu etkiyi yaratan faktörler düşünüldüğünde bugün dahi Mayaların merakla karşılanıyor olmasına oldukça makul nedenler sunulabilir. Bununla beraber Mayalar konusundaki bitmek bilmeyen merakın ana nedeni ise muhtemelen bu kadar sofistike bir kültürün açıklanamaz ani çöküşüydü.

Maya yüksek uygarlığının en önemli simgelerinden biri olan piramitler

Maya kentleri zamanının çok ötesinde, karmaşık toplulukları bir arada barındıran geniş varlıklardı. Avrupa’nın karanlık çağlarında bu Orta Amerika kültürü sanat ve bilimsel anlamda büyük bir ilerleme kaydetti. Bütün ilerlemelere rağmen modernleşme belirtileri veya aydınlanma ile gelebilecek büyük atılımları gösteremedi.

Mayalar bilgimiz dahilinde, olasılıkla kauçuk üretimini başlatan, bugün hepimizin olmazsa olmazları arasına giren kakao gibi bir besini yetiştiren, bununla birlikte papaya, aguacate, avakado ve armut gibi bitkileri ilk yetiştiren kültürdü. Bunların yanında karmaşık sayı ve takvim sistemine sahip olmakla birlikte hiçbir zaman fonetik bir alfabe geliştirme konusunda adım atmamış veya tekerleği icat etmeyi denememişlerdi.

Geçmişe ait kayıtlar bizlere yüzyıllarca süregelen bu görkemli kültürün hiçbir belirgin sebep olmaksızın kültürlerinin çevresinde şekillenen kentlerini ve yaşam alanlarını terk ettiklerini göstermekte. İspanyollar acımasızca Orta ve Güney Amerika’da işgale giriştiğinde Mayalardan onlara kalan tek şey bu büyük uygarlığın görkemli kalıntılarıydı.

Bugün Mayalar hakkında bildiğimiz çoğu bilgi hiyerogliflerin çözümlenmesi ve arkeolojik kazıların yorumlanması sayesinde öğrenildi. Tam olarak yaşamları ya da inançları hakkında bilgi sahibi olmasak da onlar hakkında yüzeysel bir algılama kapasitesine sahibiz.

Tropik orman alanları içerisinde yükselen Tikal kenti

Mayaların yüksek uygarlığı

Maya bölgesi ele alındığında Mayalar hakkındaki en karmaşık konulardan biri de bölgenin kültürel veya doğal kaynakların dağılımı konusunda homojen bir yapıda olmaması. Bugünkü Guatemala olarak isimlendirilen çekirdek bölgeden başladığı düşünülen kültürün Orta Amerika’daki yayılımı sırasında kültürel özelliklerine uygun ve şekillendirici bir yapıda gelişmediği düşünülüyor. Farklı grupların yani bununla beraber farklı kültürel verilerin birbiri içerisinde yaşadığı çatı kültürün adı Maya olarak değerlendirilebilir. Bu çatı içerisinde bulunan grupların birbiri  ile etkileşimi ise kaynaklara duyulan ihtiyaç doğrultusunda, ticaret sayesinde olmuştur.

Zaman zaman tarım pratiklerinde veya ritüel anlayışında bir ortaklaşma görülse dahi her grubun kendine özgü bir kültüre ve tarza sahip olduğu biliniyor. Maya uygarlığının genel yayılım alanı ise medeniyetin azami şekilde geliştiği tropik ormanlarla kaplı alçak ovalar olarak gösterilebilir.Bu alandaki en önemli örnek kentlerden biri ise karmaşık mimarisi ve çok sayıdaki hiyeroglif buluntusu ile beraber “Tikal” kentidir.

Tikal kentinin ana meydanı

Bu büyük uygarlığın tepe noktasına, taş alet ve ateş dışında hiçbir savaş aracı olmadan bir orman içerisinde ulaşmış olması da onlar hakkındaki merakımızı perçinliyor. Mayalar aktif tüccarlar ve çiftçilerdi. Fasulye ve mısır odaklı çiftçilik için bu zorlu ekin alanında ormanları yakarak temizlemişler ve kendilerine yeni tarım arazileri oluşturmuşlardı. Bu besin kaynakları dışında ticaret ise kakao, yeşim ve benzeri bölgesel kaynakların takası ile sürdürülüyordu. Böylesine vahşi bir doğa içerisinde, insanoğlu için gelişmenin oldukça kısıtlı olabileceği bu alanda Mayalar ticaret merkezleri olarak gelişen şehirlerinde, yaptıkları ticaret ve tarım sayesinde büyük bir uygarlık kurmayı başardılar.

Mayalarda sanat ve bilim

Mayaların sanatı ve bilimi, modern dünyamızda modern insanlar üzerinde kalıcı bir etki bırakmayı başardı. Heykel sanatı, resim, süslü sunaklar, çok renkli ve hikayeci seramik motifler, obsidyen veya yeşim taşından kült objeleri Mayaların sanat konusundaki başarılarına güzel örneklerden. Bununla beraber Maya sanatını Avrupa sanatından özgün ve farklılaşan bir şekilde kolayca ayırt edebiliyoruz. Sanatla beraber mimaride, piramitlerin görkemli varlıkları ya da Tikal gibi büyük bir şehrin oldukça düzenli bir planlama ile yaratılmış olması gibi özellikler, Mayaların  büyük başarılarına başka örneklendirmeler olarak karşımıza çıkıyor. Sadece tasarımsal anlamda değil mühendislik anlamında da oldukça başarılı bir uygarlıktan söz ediyoruz. Mayalar statik problemler üzerine kafa yorarak yapıların gerilme paylarını hesaplayabilecek kadar gelişkin bir mühendislik bilgisini de sahiptiler.

Maya güneş takvimi

Bilimsel olarak ele aldığımızda Mayalar, kendi ihtiyaçlarının ve dönem uygarlıklarının çok ötesinde bir ilericilikle hareket ediyorlardı. Mayaların icat ettiği takvim sistemi, önümüzdeki milyon yıllık süreçleri hesaplayabildikleri, güneş ve ay tutulmaları hakkında oldukça doğru tahminler yapabildikleri çok gelişkin bir bilimsel atılım. Sayı sistemleri sayesinde milyonlarca kişinin düzenli alışverişini sağlamışlar ve sıfır olarak bilinen sayıyı Cebir bilimine kazandırmışlardı.

Mekanik anlamda gelişkin aletler tasarlamış olan Maya uygarlığının özellikle mimaride yüksek kalitede ve nicelikte bir iş gücüne sahip olduğu tahmin ediliyor. Çünkü oldukça görkemli olan mimarinin başka türlü ortaya çıkarılabilmesi imkansız. Zaten Mayaların ortalama yaşam süreleri düşünüldüğünde (30-35) bu mimarideki anıtsallığın bedeli ve önemi de Mayaların gözünden daha iyi anlaşılabiliyor.

Ormanın içine saklanmış maya kalıntıları

Mayaların gizemli çöküşü

300 yıl süren yüksek uygarlık döneminde bolluk, bilgelik ve estetik içerisinde yaşayan Mayalar ani bir şekilde ve açıklama yapmaksızın tarih sahnesinden yüksek kültürlerini bırakarak çekildiler. Şehirlerdeki aktif hayat bitti, eserler ortaya çıkmaz oldu, yapılmakta olan tapınaklar kendi haline terk edildi. Böylesine ani bir yok oluşun arkasında bir felaket olmak zorundaydı.

Bu düşünceden yola çıkan uzmanlar, Mayaların çöküşü hakkında pek çok spekülasyon ortaya attı. Ancak şu ana kadar hiçbir hipotez, içerdiği tutarsızlıkları aşamadı.

Bazı araştırmacılar bu çöküş arkasında hastalıklar olduğunu iddia etti ancak kitlesel kıyıma yol açabilecek hastalıklar bölgeye İspanyollar tarafından getirildi. Bazıları ise tarımın yoğunluğu nedeniyle bozulan ekosistemi suçlamaktaydı ancak Maya şehirleri son anlarına kadar bolluk içerisinde yaşamışlardı.

Geleneksel kıyafetleri ile ağıt yakan Mayalar

Köylü ayaklanması

Şu ana kadar Mayalar üzerine yapılan en tutarlı teorilerden biri J. Eric S. Thompson tarafından ortaya atılan kültürel faaliyetlerin sona erdiği ancak şehirlerin bir süre daha yaşamaya devam ettiği fikri. Arkeolojik kazılar da bu fikri destekler nitelikte. Yapılan kazılarda çöküşün ardından dahi şehirlerde defin işlemlerin devam ettiği ortaya konuldu. Araştırmacılar çöküşün olasılıkla üst sınıflara ve  yöneticilere karşı halk tarafından örgütlenen bir köylü ayaklanmasına dayandığını söylüyor. Tarihçiler yüksek kültürün sona ermesi ardından devam eden şehir yaşamını bu şekilde açıklıyor. Yani köylü ayaklanması sonucunda düşen yöneticiler ve şehirlerden kovulan üst sınıflar zenginliklerini de beraberinde götürdü ancak köylü sınıfları gündelik ve sade yaşamlarına kentlerde devam etti.

Günümüzde Mayalar

Modern dünyanın Mayaları da o günlerde olduğu gibi bugün de Orta Amerika’daki kadim imparatorluk sınırları içerisinde yaşıyor. Bu bölge bugün Belize, Honduras, El Salvador, Guatemala, Meksika gibi ülkelerden oluşuyor. Özellikle Maya uygarlığının çekirdek bölgesi olarak kabul edilen Guatemala’da Maya nüfusu yoğun. Mayaların başkenti olarak düşünülebilecek Tikal de Guatemala sınırları içerisinde yer alıyor. Bilinen rakamlarla bugün 6 milyonluk Maya nüfusunun büyük çoğunluğu Guatemala’da.

Ülkede yarım bin yıllık Avrupa hakimiyetine rağmen yerli ve tarihsel Maya kültür ögeleri kısmen halk tarafından korunabilmiş durumda. 500 yıl önce İspanyollar Guatemala’ya geldiğinde kadim halkların çoğu dağlık bölgelerdeki sarp girintilerde yaşıyorlardı. Bu yaşam alanı sayesinde İspanyol misyonerlerin onlara olan ulaşımı kesildi ve onlar da kültürlerini bir anlamda korumayı başarabildiler.

Belize’de, bir zamanlar eski bir Maya kralına ait olan ve Mayalar hakkında bildiklerimizi değiştirebilecek yazıtlı bir yeşimtaşı kolye

500 yıldır işgal altında bir kültür

Kaçınılmaz olan İspanyol baskısına rağmen bugün Maya kültürünün nasıl bir adaptasyonun ürünü olduğunu anlamak mümkün. Kültürünün temel öğelerini koruyarak Katolik etkileşimi ile birlikte karma ama geleneksel kökenli bir kültür yaratmayı başarmışlar.

Ortak kültür konusundaki kadim halklar için en bağlayıcı varlık kuşkusuz dildir. İktidarı 500 senedir elinde tutan İspanyollar Guatemala’nın dilini İspanyolca olarak belirlemiş olsa ve Maya dilini tanımıyor olsa da, 11 milyon nüfuslu ülkenin %50’si Maya dilini konuşuyor. Bugün yaşamlarını sürdürmek adına Mayalılar İspanyolcayı kullanmak zorunda olsalar da ana dillerini unutmadan yaşatmaya devam ediyorlar.

Mayalar dinlerini koruyabilmek adına da oldukça çabalamışlar. İspanyol etkilerinin yıkıcı sonuçlarına karşı, oldukça iyi bir şekilde direnmişler. Bugün ise Mayaların çoğu Roma Katolikliği ile Mayaların eski kabile geleneklerinin birleştiği hibrit bir dine mensuplar. Şamanik imgeler hasat dansları gibi öğeler korunmuş ve hala hasat için iyi şansı sağlayan Mısır tanrısına dahi tapınım devam etmekte.

Mayaların hayatlarında bugün değişmeyen pek çok öge var bunlardan bir diğeri de çalışma alışkanlıkları. Mayaların %60’dan fazlası bugün de geçmişte olduğu gibi tarım yapıyor. Başlıca tarım ürünleri hala mısır ve fasülye. Tarım arazileri hala eski Maya teknikleri ile açılıyor. Geleneksel dokumacılık ve elbise gibi özellikler olduğu gibi korunmuş.

Maya soykırımı olarak anılan olaylardan bir fotoğraf

Guatemala’da %60’lık Maya nüfusun sadece %10’u tam anlamıyla bir Maya hayatı yaşıyor. Nitekim Guatemala’nın %70’lik tarım arazisinin sahibi sadece %1’lik bir kesim. İspanyolların gelişinden bu yana olduğu gibi. Maya halkı bölgede temel insani hakları konusunda da büyük sorunlarla karşı karşıya. Guatemala sözde 1821’de bağımsızlığını kazanmış olmasına rağmen yerli halklar karşısında İspanyol istilası devam ediyor.

Mayaların savaşı

Guatemala devleti ile yerli halklar  30 yıllık bir iç savaş deneyimine sahip. Savaş 100.000 sivilin ölümüne, 40.000 sivilin kaybolmasına neden olmuştu. Yerli halklar, askerlerin, polislerin ve ölüm mangalarının namlusu ucundaydılar. Guatemala devleti gizlemeye çalışsa dahi toplu mezarlar hala bu katliamlara tanıklık ediyor. Pek çok yerli grup, komşu ülkelere sığınmak durumunda kalmış. Nitekim tüm kadim halkları yerinden eden savaş, Orta Amerika’da da Orta Doğu’da da insanları yersiz kılmayı başardı. Guatemala devleti 1993’de savaşın etkilerinin azalması ile beraber topraklarına dönmeye başlayan yerli halkı Amerika’nın yaptığı askeri destek ile yeryüzünden silme çabası içine girmişti. Soykırıma varacak saldırganlıkla yerli halk üzerinde mutlak bir hakimiyet kurmaya çalışmışlardı.

Ekonomi odaklı olarak başlayan çatışmalar yerli halkın köle olarak tarımda kullanılmalarına karşı duran, tarım arazileri elinden alınanlarla dayanışan sivil siyaset içerisinde yer bulamayan yerli halkın haklı mücadelesine evrildi. Amerika destekli Guatemala devleti ile gerillalar arasında 36 yıl süren çatışma dönemi, 1996’da varılan bir barış Antlaşması ile sonlandırıldı.

Savaşın ardından gerilla hareketi sivil siyasete dönüş yapmış olmasına rağmen devlet üzerindeki uluslararası yaptırımlar devletin yerli halkların üzerinde baskı mekanizmalarını kurmalarına olanak sağlıyor ve Maya gruplarına yapılan baskı, terör ve benzeri bahaneler ile meşrulaştırılıyor.

Tarihin Defacto Firavunları Nubialılar ve Devam Eden Tarih

Geçmişten Günümüze Asurilerin Hikayesi

Mayaların Gizemli Çöküşü Hakkında Yeni Kanıtlar Bulundu

Guatemala Ormanlarında Mayalara Ait Görkemli Yollar Keşfedildi


Henderson, John S.  The World of the Ancient Maya.  Cornell University Press.  Ithaca, New York, 1981.

LaFranchi, Howard. “The Wonderful Seclusion of a Mayan City.” The Christian Science Monitor.  Dec 7, 1995:12.

Murphy-Larronde, Suzanne. “Special Report: South of the Border.”  The Denver Post.  Denver:  Feb 28, 1999, T-01.

Thompson, J. Eric S. The Rise and Fall of Maya Civilization.  University of Oklahoma Press.  Norman, Oklahoma, 1966.

Guatemalan Culture. February 9, 1999. http://www.lehigh.edu/~cld3/culture.html#mayan.

Guatemalan People. February 9, 1999. http://www.travellog.com/guatemala/mayastoday.html.

Modern-day Maya. February 9, 1999. http://www.yucatan.com.mx/mayas/ingles/fs10.htm

Our Mayan Legacy. March 9, 1999. http://www.uair.edu/~degonzalez/antgua.html.

The Mayan Empire. February 9, 1999. http://www.harve.com/mystic/lands/lands-mayan-empire-01.html.

The Mayan Civilization by Karin Suter, Sabrina Buel,

Anadolu Üniversitesi'nde Arkeoloji bölümü okuduktan sonra eğitimine İstanbul Üniversitesi'nde devam ediyor. Anadolu Üniversitesi Kanlıtaş Höyük kazı projesinde çalışmakta. Arkeolojik CBS (coğrafi bilgi sistemleri),uzaktan algılama, tarihöncesi mimari, arkeolojik mimari çizim seviyor sayıyor. İletişim: bayramtolunay@gmail.com