ANAMED’de Yeniden Canlandırılan 8500 Yıllık Duvar Resmi

Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi (ANAMED) 23 Eylül Cumartesi günü 17.00 – 20.00 saatleri arasında Nazlı Gürlek’in “BİR” isimli performansına ev sahipliği yaptı.

Çatalhöyük’teki Bina 80’de ortaya çıkarılmış, MÖ 6500 yılı civarında, ritüel amaçlı yapıldığı düşünülen bir duvar resmi. Fotoğraf: Jason Quinlan / Çatalhöyük Araştırma Projesi

Performans sanatçılarını bir araya getiren ve projelerle buluşturan Performistanbul işbirliğinde ANAMED’de düzenlenen ve Çatalhöyük’teki Bina 80’de ortaya çıkarılmış, MÖ 6500 yılı civarında, ritüel amaçlı yapıldığı düşünülen bir duvar resminin canlandırıldığı bu performans, Çatalhöyük Araştırma Projesi’nin 25. yılını kutlamak amacıyla düzenlenen, 9.000 yıllık tarihe sahip yerleşmede sürdürülen arkeolojik çalışmaların bilinmeyen yanlarını sunan ve yürütülen bilimsel çalışmaların üç boyutlu modellemeyle buluntuları yeniden canlandırma, kazı alanlarının lazer taraması ve VR (sanal gerçeklik) teknolojisiyle Çatalhöyük binalarının deneyimlenmesi gibi interaktif sergileme yöntemleriyle aktaran “Bir Kazı Hikâyesi: Çatalhöyük” isimli sergi kapsamında gerçekleştirildi.

Sanatçı, küratör ve yazar Nazlı Gürlek tarafından tasarlanan, performans sanatçısı Aslı Bostancı tarafından sahnelenen eser, arkeolojik bir buluntuyu, sanatçı gözüyle farklı bir açıdan izleyiciye sunuyor. Küratörlüğünü Simge Burhanoğlu’nun yaptığı bu proje, aynı zamanda, “düşünümsellik, interaktivite, çokseslilik ve bağlamsallık” esasları üzerine kurulu olan Çatalhöyük arkeolojik araştırma projesinin sanatsal bir adaptasyonu niteliğinde. Ses tasarımını Yusuf Huysal’ın yaptığı eserde, kazı çalışmaları esnasında kaydedilmiş sesler kullanılmış.

Nazlı Gürlek bu performansın oluşum hikayesini şöyle aktarıyor:

“Hareket, bedenin yaptığı bir şey değil. Hareket, bedenin olduğu şey. 2016 yazında Çatalhöyük’e ilk ziyaretimde bedeni taklit eden –hareket eden- bir duvar resmiyle karşılaştım. O günden beri bu resmin anlamını çözmeye çalışıyorum. 9000 yıl kadar önce ritüel amaçlı yapıldığı düşünülen bu resim, hareketli, uçucu, akıcı boşluklu. Hem soyut hem somatik. Bana eti, kemiği, sinirleri; bedeni ve sahip olduğu gücü; duraksız akan nehirleri, hayat veren yaşam enerjisini, yaratım gücünü, kaynağın sınır tanımaz gücünü hatırlatıyor. ‘BİR’ bu anlamlandırma sürecinin ürünü; ilk durağı; bir ritüel.” ve ekliyor “Performansçı resimlerle, objelerle ve seslerle etkileşim halinde bedeninin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkıyor. Bedenin içinde bir kazıya girişiyor. Kemiklerin, damarların, hücrelerin, epifiz bezinin ve omuriliğin hareketi bir koreografi ortaya koyuyor. Bu koreografi bir nevi suyun koreografisi: Bedenin içini kaplayan, beden parçalarını birleştiren; bizleri birbirimizle ve denizlerle, okyanuslarla, nehirlerle ve var olan tüm yaşam formlarıyla birleştiren suyun.”


ANAMED

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümünü bitirdikten sonra, Uludağ Üniversitesi’nde Arkeoloji Yüksek Lisansı’nı tamamladı. Daha sonra, halen öğrenim gördüğü İstanbul Bilgi Üniversitesi Kültür Yönetimi Bölümü’nde ikinci yüksek lisansına başladı. Kültür Mirası üzerine odaklandığı bu programda şu an tez aşamasında.

You must be logged in to post a comment Login