Amerika’nın İlk Köle Sahiplerinden Birinin İskeleti Bulunmuş Olabilir

Arkeologlar Virginia, Jamestown’daki 400 yıllık bir kilisede, Amerikan kolonilerinin ilk politikacılarından ve köle sahiplerinden biri olan Sir George Yeardley olabilecek başsız bir iskelet buldu.

Bir arkeolog, tarihi bölgeye kontaminasyonu en aza indirecek bir kıyafet giyerken mezarı araştırıyor. C: Jamestown Rediscovery

Çok az kişi Yeardley’i duymuştur ancak kendisi Amerika tarihinde önemli bir rol oynamıştı. Jamestown valisi, İngiliz kolonilerindeki ilk seçmeli yönetim organı olan Burgesses Evi’ni yönetmişti.

Bilim insanları hala başsız iskeletin Yeardley’e ait olup olmadığından emin değiller, ama iskeleti açığa çıkardıktan kısa bir süre sonra, bu soruyu cevaplamaya yardımcı olabilecek başka bir bulgu ortaya çıktı. Kilisede daha önce ortaya çıkarılan bir kafatasına uyumlu 10 adet diş keşfedildi.

Eğer dişlerden ve kafatasından elde edilen DNA, Yeardley’in yaşayan akrabalarıyla eşleşirse, bilim insanları Yeardley’in bedenini tanımlayabilecek.

(16. Yüzyılda da Müslümanların Amerika’ya Girişi Yasaklanmıştı)

Ayrıca araştırmacılar, bu kafatasının hatlarını ve diş plağını analiz ederek, Yeardley’in yüzünü yeniden oluşturabilir ve hangi yiyecekleri yediğini belirleyebilir.

Jamestown Rediscovery Vakfı ile kıdemli bir arkeolog olan Mary Anna Hartley, “Bu konuda bizimle çalışan çok sayıda dünyaca ünlü uzmanımız var. Ve onların incelemesi için ortada bir şey olduğundan emin olmak istiyorum.” diyor.

Kral III. Richard’ın tanımlanmasında çalışmış olan genetikçi ve arkeolog Turi King de bu yeni ekibin içinde.

King, “Kilisede temiz koşullar olarak bilinen koşullar altında çalışıyoruz. Endişelendiğimiz en büyük şeylerden biri, kazı alanını DNA’mız ile kirletmek. Bir bireyden DNA örneği aldığımda, bunun o bireye ait olduğundan emin olmak isterim, bana veya başka bir arkeoloğa değil.” diyor.

Araştırmacılar labarotuvar ortamında kalıntıları inceliyor. C: Jamestown Rediscovery

Jamestown’ın yeniden keşfi

Kilise kazıları, Amerikan kolonilerindeki ilk başarılı kalıcı İngiliz yerleşimi olan Jamestown hakkında daha fazla bilgi edinme projesinin bir parçası. Jamestown Rediscovery Vakfı’na göre burası 1607’de kurulmuş ve aslen “James Cittie” olarak adlandırılmıştı.

Yeardley 1610 yılına kadar Jamestown’a gelmedi (1609 Haziran ayında Londra’dan ayrıldı, ancak bir kasırga gemisini Bermuda’ya sürükledi). 1616 yılında 29 yaşındayken Jamestown valisi oldu. Daha sonra Kral I. James tarafından şövalye edildikten sonra, koloniyi kontrol eden Virginia Şirketi’nin talimatları ile Jamestown’a döndü. Yeardley, tarihsel belgelere göre, “orada yaşayan insanlar için takdire şayan bir hükümet biçimi oluşturmak” için dönmüştü.

(Kölelik Afrika Asıllı Amerikalıların DNA’sını Nasıl Değiştirdi?)

Plan işe yaradı. 1619 haziranında, 30 kişilik bir grup kilisede bir araya geldi ve arkeologlar şimdi burada kazı yapıyor.

Aynı yıl, Amerika ilk grup köleleştirilmiş Afrikalıları aldı. Afrika’nın batısındaki Angola’dan alınan köleler, iki İngiliz özel gemisinin saldırıya uğramasına ve Afrikalıların 60’ını Virginia’daki Point Comfort’a götürene kadar, Meksika’ya (Vera Cruz) bağlı bir İspanyol gemisinde yer aldı. Yeardley sekiz kişiyi satın aldı.

Arkeologlar George Yeardley’e ait olması muhtemel kalıntıları ortaya çıkarıyor. C: Jamestown Rediscovery

Bu olayların her ikisinin de 400. yıl dönümü ile birlikte arkeologlar, iskeletin kimliğinden yola çıkarak, Yeardley hakkında daha fazla şey öğrenmeyi umuyorlar.

DNA analizi sonuçları henüz belli olmasa da, iskelet birkaç ipucu sunuyor: 30’ların sonlarında ya da 40’ların başında sağlam bir adama ait ve bu da 1627’de ölen Yeardley ile eşleşiyor.

Dahası, iskeletin elleri yanlarına yerleştirilmiş (pelvisin üzerinde çapraz bir şekilde değil). Bu durum, bu kişinin önemli biri olduğunu ve muhtemelen ceset gömülmeden önce insanların görebilmelerini sağlayacak şekilde yerleştirildiğini gösteriyor.

Tüm bunların yanısıra, 1900’lerin başlarında, kilisede şövalye sembolleriyle oyulmuş bir mezar levhası bulundu. Yeardley’in de bir şövalya olduğu göz önüne alındığında, bu kireçtaşı levhanın da ona ait olması muhtemel. Ek olarak, söz konusu mezar, kilisenin sunağının önünde, yani gömülmek için güzel bir yerdeydi.

Mezardaki toprak katmanı ve eserler, doğru zaman dilimine uyuyor.

Araştırma ekibi ayrıca kemiklere radyokarbon analizi ve kalıntılar üzerinde izotop testi yapmayı planlıyor. Böylece daha önceden bireyin İngiltere’den su içip içmediğini anlayabilecekler.


Live Science. 24 Temmuz 2018.

Anadolu Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu. İstanbul Üniversitesi Prehistorya Bölümü'nde yüksek lisans yapıyor. İletişim: ermanbu@gmail.com

You must be logged in to post a comment Login