Alplerde 3.500 Yıllık Donmuş Yiyecek Kabı Keşfedildi

İsviçre’de yer alan Lötschberg Dağı’nda donmuş olarak 3.500 yıllık, ahşaptan yapılmış çok nadir bir yiyecek kabı bulundu. Ahşap kap hala, MÖ 1500’lerde içine konulan tahılların izlerini taşıyor.

Bronz Çağ’a tarihlendirilen eser İsviçre Alplerinde, deniz seviyesinden 2.650 metre yükseklikte bulundu. C: Archaeological Service of the Canton of Bern

İsviçre’de yer alan Lötschberg Dağı’nda Bronz Çağ’dan kalma, ahşaptan yapılmış çok nadir bir kap bulundu, kap hala, bir zamanlar içinde barındırdığı tahıllardan gözle kolayca seçilebilen izler taşıyor.

Lötschen geçidinin zirvesinde, deniz seviyesinden 2.650 metre yükseklikte bulunan kabın MÖ 1500’de sahibi tarafından kaybedildiği veya bırakıldığından bu yana donmuş olarak kaldığı düşünülüyor.

(Bugüne Kadar Keşfedilmiş Bilinen En Eski 7 Gıda)

Böylesi keşiflerin son derece nadir olduğu biliniyor. Şu ana kadar, bu kaba benzer yalnızca tek bir eser bulunabildi, o da Lötschen geçidinin yaklaşık 25 kilometre batısında yer alan diğer bir Alp geçidi Schnidejoch’da keşfedilmişti. Buz adam Ötzi olarak adlandırılan ve MÖ 3300’lara tarihlendirilen mumyalaşmış insan bedeni buzlarla kaplı Alplerde gerçekleştirilen en ünlü keşif olma özelliğini hala elinde tutuyor.

Yapılan araştırmaya göre kabın analizi, kılçıksız buğday, emmer buğdayı ve arpa izlerini ortaya çıkardı. Araştırmada ilk defa, Bronz çağa ilişkin gıda içeriklerine dair ayrıntılı bilgi veren bir eser olduğu anlaşıldı.

Kutu, buzul kütlesinin içine sıkışarak 3.500 yıl boyunca donuk halde kalmış. C: Archaeological Service of the Canton of Bern

Max Planck İnsan Tarihi Bilimleri Enstitüsü’nden araştırma yazarı Jessica Hendy,

“Bu yiyecek kabının üzerinde tuhaf, biçimsiz bir tortu var. Tahıl tanelerinin binlerce yıl korunagelmesi çok sık görülen bir şey değil. Bazı durumlarda, yanmış tahıl tanelerinin uzun yıllar varlıklarını sürdürdüğü görülüyor ama böyle olunca türlerini ve niteliklerini tespit etmemizi sağlayacak çoğu özelliklerini de kaybetmiş oluyorlar. Neyse ki şu an elimizde bu tortuyu çok daha derinlemesine incelemekte kullanabileceğimiz bir yöntem var.” diyor.

(Seyyar Yemekleri Antik Romalılara Borçluyuz)

Türünün belirlenmesi için tahılın bütün bir biçimde korunmuş olması gerekmiyor, kap üzerinde tortunun hangi tahıl türüne ait olduğunu bulmak için korunmuş moleküllerin incelenmesi yetiyor.

İsviçre Alplerinde, kabın bulunduğu Lötschen geçidi. C: Archaeological Service of the Canton of Bern

Araştırmacılar kutu üzerindeki tortunun biyomoleküllerini alarak bir zamanlar içinde hangi tahılı taşıdığını belirlemeye çalışıyor. Bu yöntemi daha az korunmuş kalıntılara da uygulamak istediklerini belirten araştırmacılar, yöntemin birçok farklı durumda uygulanabiliyor oluşunu son derece heyecan verici buluyor.

Keşfin, Bronz Çağı Avrupası’nda tahıl yetiştiriciliğinin nasıl geliştiğini dönemin toplumsal ve siyasi yapılarına ışık tutarak aydınlatmada yardımcı olacağına inanılıyor.

(Tarım Devrimi İnsanlık Tarihinin En Büyük Hatası mıydı?)

Hendy, “O dönemde tahılların var olduğunu biliyoruz, fakat genel ekonomide ne denli önemli olduklarını bilmiyoruz. Şu an elimizdeki yöntemi tahılların bu erken çiftçiler için önemini daha etkin bir şekilde anlamak için kullanabiliriz.” diyor.


IB Times. 26 Temmuz 2017.

Makale: Colonese, A. C., Hendy, J., Lucquin, A., Speller, C. F., Collins, M. J., Carrer, F., … & Craig, O. E. (2017). New criteria for the molecular identification of cereal grains associated with archaeological artefacts. Scientific reports, 7(1), 6633.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login