6.000 Yıllık Takının Yapım Tekniği NASA Tarafından Hala Kullanılıyor

6000 yıl önce yapılmış bir takı, bugün NASA tarafından halen kullanılan bir metal işleme tekniğinin bilinen en eski örneği olarak gösteriliyor.

Pakistan'da bulunan Neolitik bir yerleşim yerinde keşfedilen 6 Bin yıllık muska, kayıp mum döküm işleminin en eski örneği olarak biliniyor.

Pakistan’da bulunan Neolitik bir yerleşim yerinde keşfedilen 6 Bin yıllık muska, kayıp mum döküm işleminin en eski örneği olarak biliniyor.

Aslen Pakistan’ın Mehragarh kentinde bulunan bir neolitik dönem köyünde keşfedilen 6.000 yıllık takı, metal nesnelerin kopyalanmasını sağlayan bir yöntem olan kayıp mum döküm işleminin en eski örneği olarak düşünülüyor.

Eser, yeni bir çalışma doğrultusunda tam olarak nasıl yapıldığının tespiti için ‘fotolüminesans görüntüleme’ olarak bilinen bir teknik kullanılarak analiz edildi.

Bu işlem, ışıkla dağlanan bir metalin yaptığı ışımayı ve objeden geri yansıyan ışığın miktarını ölçmeyi içeriyor. Farklı malzemeler ışığı farklı miktarlarda yansıttığı için, bu işlem araştırmacıların antik muskanın yapımında kullanılan malzemeleri tam olarak saptamalarını sağladı.

Nazarlık, Mehragarh'taki sit alanında bulunan birkaç dökme süs eşyasından biri.

Nazarlık, Mehragarh’taki sit alanında bulunan birkaç dökme takıdan biri.

Araştırma, arkeolojik materyallerin incelendiği bir platform olan Ipanema’da görevli araştırmacılar tarafından yürütülüyor. Yapılan incelemeler sonucunda tek bir parça olarak dökülmüş olan takının, kayıp mum döküm işlemi olarak bilinen bir teknik ile yapıldığı ortaya çıkarıldı.

Bu işlem, mumsu malzeme kullanılarak orijinal bir nesnenin kopyasının yapılmasını ve etrafında bir kalıp oluşturulmasını sağlıyor. Daha sonra kalıp ısıtılır, ısıtma işleminin ardından kalıbın içerisindeki erimiş mum dökülerek boşaltılan yere erimiş metal konulur. Kalıp soğuduğunda kırılır ve kalıbın içerisinden şekillenmiş metal nesne ortaya çıkar.

Fotolüminesans (üstte) ve optik mikroskopi (altta) teknikleri kullanılarak elde edilen görüntüler, eserin nasıl yapıldığına dair ipucu veren bakır oksidasyonuna ait izleri ortaya koyuyor.

Fotolüminesans (üstte) ve optik mikroskopi (altta) teknikleri kullanılarak elde edilen görüntüler, eserin nasıl yapıldığına dair ipucu veren bakır oksidasyonuna ait izleri ortaya koyuyor.

Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, takının kayıp mum döküm tekniği kullanılarak ve çok saf bir bakırın eritilip, önceden hazırlanmış bir kil kalıba dökülmesi ile yapılmış olduğu bilgisi veriliyor. Bakırın işlem esnasında az miktarda oksijen soğurması ile birlikte muskanın iç kısmında dağılmış bir şekilde bulunan kıl benzeri mikroskobik bakır oksitler oluşmuş.

Kayıp mum döküm işlemi ile bu tekerlek biçimli takıdan çok daha karmaşık tasarımlar ortaya çıkarmak mümkün.
Günümüzde halen sanat dökümhanelerinde kullanılan en popüler teknik olan kayıp mum döküm işleminin kullanım alanı modern dünyada çok daha geniş. Araştırmacılar bu tekniğin havacılık, uzay ve biyotıp alanlarında çelikten titanyuma kadar yüksek performanslı alaşımlar için kullanılan en hassas metal şekillendirme tekniği olduğunu da vurguluyorlar.

Muskanın bulunduğu Pakistan Mehragarh'taki arkeolojik alan.

Muskanın bulunduğu Pakistan Mehragarh’taki arkeolojik alan.

Teknik, Uluslararası Uzay İstasyonu ve Mars’a gönderilen Curiosity keşif aracında kullanılan sayısız bileşenlerin yanı sıra NASA (Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi) tarafından artık kullanılmayan uzay mekiklerini oluşturmak için de kullanıldı. Aynı işlem 2011 ile 2015 yılları arasında Merkür’ün yörüngesine yerleşmiş olan Messenger uzay aracının parçalarını oluşturmak için de kullanıldı.

Bu tekniğin modern versiyonu olarak bilinen "hassas döküm" tekniği Curiosity keşif aracında, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda ve çeşitli uzay araçlarında çok sayıda bileşen üretmek için kullanılmıştır.

Bu tekniğin modern versiyonu olarak bilinen “hassas döküm” tekniği Curiosity keşif aracında, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ve çeşitli uzay araçlarında çok sayıda bileşen üretmek için kullanılmıştır.


Makale: http://www.nature.com/articles/ncomms13356
Çeviri: Daily Mail. 15 Kasım 2016.

Yeditepe Üniversitesi’nde Tarih ve Felsefe bölümlerinde anadal öğrencisi olarak eğitimini sürdürürken bir yandan da yine Yeditepe Üniversitesi Antropoloji bölümünde yandal ögrencisi olarak ögrenim görüyor.

You must be logged in to post a comment Login