17. Yüzyıl İskeletinde Basketbol Topu Kadar Tümör Bulundu

Batı Virginia’da bulunan 17. yüzyılda yaşamış bir kadının çenesindeki basketbol topu büyüklüğündeki tümörün türü anlaşıldı.

Batı Virginia, Buffalo’da bulunmuş, 17. yüzyıldan bir kadına ait mezar. C: Rothschild ve ark. Uluslararası Osteoarkeoloji Dergisi

1963’te Batı Virginia, Buffalo’daki bir arkeolojik alanda genç bir kadın iskeleti bulunmuş, kadının alt çenesinde basketbol topu büyüklüğünde bir tümör olduğu görülmüştü. O dönemde, bunun tam olarak ne tür bir tümör olduğu bilinemiyordu. Neyse ki güncel analitik yöntemler kullanılarak yapılan incelemeler, tümörün yapısı ve kadının yaşamına etkisi açıklığa kavuştu.

Batı Virginia’daki Kanawha Nehri’nin doğu kıyısında küçük bir kasaba olan Buffalo çoğunlukla, daha sonra batıya göç etmeye zorlanmış ve şu an Oklahoma’da yaşayan Shawnee halkının ikamet ettiği bir yerleşimdi. 1960’larda yapılan kazılarda bölgede evlerinin altına gömülmüş 500’den fazla iskelet gün yüzüne çıkarıldı. Bu iskeletlerden biri çenesinde bilinmeyen türde devasa bir tümör olan, 20’li yaşlarının başında ölmüş genç bir kadına ait. 

(Arkeologlar İçin İnsan Kalıntılarında Hastalığı Görmenin 6 Yolu)

Carnegie Müzesi’nden Bruce Rothschild önderliğindeki bir araştırma ekibi Batı Virginia Arkeoloji Topluluğu koleksiyonları arasında sergilenen iskeleti, antik patoloji hakkında daha fazla şey öğrenebilmek için bir kez daha incelemeye tabi tuttu. Uluslararası Osteoarkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni araştırmada, Rothschild ve meslektaşları ilk kazılar sırasında parçalanmış tümör üzerinde yaptıkları tahribatsız analizi rapor ediyor. Çalışmanın kabile temsilcileriyle yapılan bir anlaşma altında yürütüldüğü bildiriliyor.

17. yüzyıl kadınının alt çene kemiğinde bulunan basketbol topu büyüklüğündeki tümör. C: Rothschild ve ark. Uluslararası Osteoarkeoloji Dergisi

Carnegie Müzesi’nden Bruce Rothschild önderliğindeki bir araştırma ekibi Batı Virginia Arkeoloji Topluluğu koleksiyonları arasında sergilenen iskeleti, antik patoloji hakkında daha fazla şey öğrenebilmek için bir kez daha incelemeye tabi tuttu. Uluslararası Osteoarkeoloji Dergisi’nde yayımlanan yeni araştırmada, Rothschild ve meslektaşları ilk kazılar sırasında parçalanmış tümör üzerinde yaptıkları tahribatsız analizi rapor ediyor. Çalışmanın kabile temsilcileriyle yapılan bir anlaşma altında yürütüldüğü bildiriliyor.

Oldukça nadir bir tümör

24-23-19 cm boyutlarındaki tümör x-ray, bilgisayarlı tomografi (BT), mikro-BT ve üstten aydınlatmalı mikroskop kullanılarak incelendi. Boyutunun büyüklüğü sebebiyle tümörün başta bir osteosarkom (daha çok genç yaş gruplarında görülen ve en sık rastlanan kötü huylu kemik tümörü) olduğu düşünülmüştü. X-ray, BT ve üstten aydınlatmayla yapılan daha detaylı incelemelerin ardından araştırmacılar bunun bir osteoblastoma olduğunu düşündü, ancak son derece nadir olan bu kötü huylu kemik tümörü kadınlara kıyasla erkeklerde daha sık görülüyor ve genellikle çenede değil omurgada oluşuyordu. Kullanılan son yöntem olan mikro-BT analizi araştırmacıların tahminlerini değiştirdi. Teşhis osteosarkom, daha spesifik olarak ise osteoblastik osteosarkomdu.

(Antik Mısır Mezarlığındaki İskeletlerde Kanser Bulundu)

Rothschild, “Osteosarkomların mandibulada (alt çene kemiği) lokalize olması nadir bir durum. Osteoblastomalar ise kemik tümörlerinin %1’inden azını ve mandibulayı etkileyenlerin yalnızca %5’ini oluşturuyor. Bu da kadının çenesindeki tümörün son derece nadir olduğunu gösteriyor. Artık yarım asırdır gizemini koruyan bu tümörün ne olduğunu biliyoruz” diyor.

Yaşamına bir etkisi olmamış

Rothschild ve meslektaşları teşhisin ardından, tümörün bu genç kadının yaşamına olan etkisini araştırdı. Çalışmada, osteoblastik osteosarkomaların yavaş büyüyen doğaları göz önüne alındığında, kadının tümörle yıllar değilse bile aylar boyunca yaşadığı, çene kemiğine neredeyse 2 buçuk kiloluk bir ağırlık bağlı olmasına rağmen besin alımında problem olduğuna dair herhangi bir ize rastlanmadığı belirtiliyor.  

Araştırmacılara göre tümörün kadının yaşam stilinde belirgin bir farklılığa sebep olmadığı mezarından da anlaşılabiliyor. Rothschild, tümörün kadının hayatındaki etkisini,“Bedeni diğer 500 kişinin ortasına gömülmüş. Gömülme pozisyonu veya yerinde üstün bir statüye sahip olduğuna veya ayrımcılığa uğradığına dair bir iz bulunmuyor. Genç yaşta ölmesini bir kenara bırakırsak ki ölüm yaşı diğer bireylerle karşılaştırılmış değil, tümörün yaşamını pek de zorlaştırmadığını ve içinde bulunduğu 17. yüzyıl toplumunda ayrımcılığa maruz kalmadığını söyleyebiliriz” diyerek açıklıyor.


Forbes. 27 Kasım 2018.

Makale: Rothschild, B., Robinson, L., Witt, M., Koay, J., & Cline, H. Radiologic/histologic discrepancies in tumour identification: The case of a “basketball‐sized” mandibular tumour in a woman from 17th century West Virginia. International Journal of Osteoarchaeology.

Ege Üniversitesi Mütercim Tercümanlık bölümü mezunu. Arkeoloji ve özellikle sanat tarihini çok seviyor. Bu alanda akademik bir kariyer hedefliyor.

You must be logged in to post a comment Login